Yaprak Karaman

Bir insanın anavatanı çocukluğudur

yağmur

Akşamları servisle işten eve dönerken bazı günler içimdeki ses şöyle bağırıyor: Önce sola dönelim, düz devam edelim tekrar sol, sonra sağ, tamam ben inebilirim. İçimdeki yorgun sesin sahibinin tarif ettiği yolun sonu benim çocukluğumun geçtiği eve çıkıyor. Beş yaşında geldiğim, lise ikiye kadar da hayatımın en önemli yeri olan o eve. İçimdeki yorgun ben, çocukluğuna dönmek istiyor.  Hani, ‘’bir insanın anavatanı çocukluğudur’’ demiş ya Epictetus,  hah tam da sözünü doğruluyor oluyorum bu istekle.  Çocukluğuma gidip huzuru bulmak istemem şu anda hayatımda huzur yok ya da bana bunu kimse hissettiremiyor anlamı taşımıyor elbet. Demek istediğim çocukluğun kendine has naifliği. Çocukluğum deyince...