Özge Özay Sökmen

KategorisizÖzge Özay Sökmen

kız çocuğu anneleri buraya!

Kız çocuğu anneleri beni anlar. Kızlar 3-4 yaşlarına doğru kıyafet seçmeye, ayırmaya ve hatta onlar için krizlere girmeye başlarlar. Mevsim kışsa kısa kollu, yazsa uzun kollu ve külotlu çorap giymek isterler. Şort giymek altına da yağmur botu giymek isterler. Bere takıp mayoyla gezmek isterler. İsterler de isterler. İsteklerini gerçekleştirmek için ellerinden geleni yaparlar. Sınarlar. Azmederler. Ya başarırlar ya da siz akli dengenizi yitirirsiniz. Ben iyi bilirim çünkü hayatım "Deja vu". İki tane kız çocuğu, iki kere 3-4 yaş civarı demektir. Şu an ikincisini yaşıyorum. Okullar başladı. Sabahları dünya harbini andırır kareler yaşanıyor evde. Beş zil sesi duyuluyor. Birincisi babanın uyanışı,...

Özge Özay SökmenYazarlar

Takip ettiğinden sorumlusun

802a7789-b335-4989-b38f-dc1ab578f406

Bazen kendimi çok öfkeli hissediyorum. Neye biliyor musunuz? -mış gibi yaşayanlara ve onların peşinden sürüklenenlere.  İnsan herkesi kandırabiliyor da kendisini asla.  Kimlere özeniyorsunuz, kimlerin yaşamları size cazip geliyor, hangi hesapları takip ediyorsunuz, sosyal medyada ne kadar vakit geçiriyorsunuz, kapattığınızda kaç hayatın yükünü almışsınız sırtınıza. Hiç düşündünüz mü bunları? Biraz daha açayım, insan başkalarının hayatına bakarak ilerleyemez. İlerlemek her zaman mesleki, kariyer anlamında ilerleme değildir. Bireyin iç huzuru, geçirdiği vaktin kalitesi, düşündükleri, okudukları, öğrendikleri hepsi ilerlemeyi sağlayıcı şeylerdir.  Günümüzde hala sosyal medyayı sadece sevdikleriyle, arkadaşlarıyla aile fotoğraflarını paylaşmak için kullanan x ve y kuşakları var. Ama bir de “davranış motifikasyonları imparatorluğu”...

Özge Özay SökmenYazarlar

Huzurlu annelik hangisi; yetersizlik hissi mi, kabullenmek mi?

81b2ee56-a067-4971-b66e-3ca1512a89ec

Bilmiyorum daha önce söyledim mi, ben 2 kız çocuğu annesiyim. İki çocuğu olanlar bilirler bu sözü; “tek çocuk hiç çocuk, iki çocuk çok çocuk”. Aynen bu özetimiz. Şimdi şöyle ki; kıskançlıklar, kavgalar, tartışmalar, yorgunluklar hepsi bir yana ama yetememe duygusu tek başına başka bir tarafa.  Bu bahsettiklerimin hepsi geçiyor ama iki çocuğa aynı derecede anne oldum mu duygusu geçmiyor… Bu bir hap bilgidir. Tabi aynı şey baba için de geçerli… Anneleri olarak bununla nasıl baş edeceğim konusu ise tam bir muamma.  Biliyorsunuz kış mevsimi hastalık mevsimi. Bir de 2018 influenza ile başladı. Beta ile devam ediyor. Bütün bu hastalık süreci...

GelişimÖzge Özay Sökmen

Disleksi hakkında merak ettikleriniz…

Moi Çocuk: Disleksi nedir? Eda Dilhan Aydın: Leksi okuma demek, dis-leksi okuma sıkıntısı, harflerin karışması, ama tıbbı olarak sol beyindeki farklılıkların yol açtığı düşünülüyor. Moi Çocuk: Nasıl yani biraz açabilir misin, örneğin elmayı beyni normal çalışanlar elma diye okurken bir disleksi nasıl okur? Eda Dilhan Aydın: Bu durumun tıbbi tarafı tam olarak belli değil. Sol yarım kürede okuma merkezinde bir sıkıntı oluyor. Hatta geçen sene yapılan başka çalışmalar var aynalama ile ilgili ama şu an hepsi askıda bilgiler. Söylemek çok doğru olmaz. Aslında bu çocuklarda harfler dans ediyor. Eylül Deniz’in “Dans Eden Harfler” diye bir kitabı var mesela hem dislektik...

KategorisizÖzge Özay SökmenSöyleşi

Dünya güzel bir yer olacak…

25105301_25487537_1588117344600921_8984407386344215086_o

@moicocuk instagram hesabına bir mesaj düştü, "projemize destek olur musunuz?". İnceledim, fark ettim ki, 3 tane kadın tamamen gönüllü olarak bir proje başlatmışlar, Balıkesir'in Karacalar ilçesinde bir okula kütüphane desteği ile başlayıp daha sonra bütün Türkiye'de bir yardım, destek kampanyası şeklinde devam etmeye karar vermişler. Evet kadınlar, toplum için önemli, iş hayatında yer almalılar, çalışmalılar, her şeyden önce yaptıkları işe yüreklerini koymalılar, -malılar -meliler... Uzar gider, burada bile beklenti hep var bize karşı. Beklentileri bir kenara bırakıp kadının yüreğini görün. Kadın cinsi, yüreğini koyarsa o iş farklı oluyor. Aşağıda okuyacağınız röportaj şu hep anlatılan deniz yıldızlarıyla ilgili hikayedeki bir adet...

Ayşe Özay EkmekçiKategorisizÖzge Özay SökmenSöyleşi

Siz hangi kuşaksınız? Evinizde hangi kuşaklar var? Kuşaklar arası çatışma nasıl bitecek?

IMG_4116

Moi Çocuk: Kuşakları neden ayırmışlar? Hangi ihtiyaçtan doğmuş? Esra Ayken: Kuşağın tanımını yapalım önce isterseniz, Kuşaklar belirli zaman dilimlerinde benzer olayları yaşayanlar, bu zaman diliminde yaşayanlar kendilerinden sonra gelenlerde farklılıklar görüyor ve bu milattan önce 800 yılında Hesiod zamanına kadar gidiyor. Hesiod’un söylediklerine bakın; “Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki, ileride ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağır başlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler kuralları boş veriyorlar. Çok duyarsızlar ve beklemeyi bilmiyorlar.” Moi Çocuk: Vauv, 800 yılında da tablo çok farklı değilmiş. Esra Ayken: Aynen, demek ki her kuşak bir sonrakinden umutsuz. Bakın MÖ 350 Aristo...

ModaÖzge Özay Sökmen

2018 Moi Çocuk Anneleri Üniforması

af594fd772921fd553ad89d164d6a861

Biliyoruz. Anne olmak zor. Çünkü biz de anneyiz, biz de zorlanıyoruz. Zorlanmak demek hayattan keyif almamak anlamına gelmiyor. Gelin biraz modadan ve "rahat avrupalı anne" görüntüsünden bahsedelim. Öncelikle çizgili vazgeçilmez anne üstüyle başlayalım. Çizgili üstlerde, kusmuk, yemek lekesi, emzirme sütyen dikişi görünmez ve her zaman şık kalırsınız !?!?!? H&M Çizgili Jarse Üst 39.99 TL Zara'dan "bir kere edinin pişman olmayacaksınız JEAN"i, yüksek bel mom fit jean karşınızda... Zara Yüksek Bel Mom Fit Jean 129.95 TL Bu da kendinizi ciddi aynı zamanda da bohem, cool, umursamaz anne tavrınızla gönüllerde taht kuracağınız blazer ceketiniz. Çizgili üstüne ekose özgüveni ise imzanız olacak... Zara...

Özge Özay SökmenYazarlar

Çocuğunuzun ilk iş görüşmesine siz de gidecek misiniz?

IMG_0073

Sabahları okul girişinde veli gözlemleri yapıyorum. 15 dakikaya yakın bekliyorum. Bir veli geliyor, bir veli gidiyor. Her sabah izlediğim; beni bir iki kere yanıltan veli dışında; tablo aynı. Araba geliyor okulun önünde duruyor. İçinden anne/baba iniyor. Arka koltukta oturan çocuğun kapısı açılıyor. Kemeri açılıp, çocuk dışarıya çıkartılıyor. İçi 10-15 kitap dolu çantasını sırtına takıyor. Çocuk mu? Hayır, tabi ki anne. Tabi ki baba. Çocuk ne mi yapıyor? Yardımcı ya da konuk oyuncu statüsünde okula teşrif ediyor. Annenin/babanın yüzünde çocuğunu sınıfa sırasına kadar götüren mahcup ama gururlu tebessüm. Çocuk da ise sorumlulukları alınmış tüy gibi hafif bir birey şaşkınlığı. Şimdi bu...

Özge Özay SökmenYazarlar

Sadece görevinizi yapmayın, fazlasını yapın. Dünya öyle güzelleşecek…

esekli-kutuphaneci-mustafa-guzelgoz-ve-esegi

Yıl 1943. Genç Mustafa Güzelgöz’ün tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi’ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok. Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır: “Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun.” Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir. – Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu? – Alıyorum. – Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten. 23 yaşındaki genç memur “Ne yapayım, ne...

Özge Özay SökmenYazarlar

Onlar yarım akıllı yetişkinler değiller. Yarım akıllı sizsiniz!

IMG_9058

Çocukların kendi karakterleri vardır; EVET. Onlar yarım akıllı yetişkinler ya da yetişkinlerin küçük versiyonları değiller. Onlar insan. Her insanda olduğu gibi onlarında da farklılıkları var. Karakterleri ve zevkleri var. Şimdi bunu esas olarak algılayın. Bu sizin çıkış noktanız. Bunu kendinize nasıl hatırlatıyorsanız hatırlatın. Bileğinize ip mi bağlıyorsunuz, boynunuzdaki kolyeye bir not mu takıyorsunuz, ses çıkaran bir nesne mi taşıyorsunuz, ne yapıyorsanız yapın ama bunu unutmayın. Onlar birer insan. Hem de dna, toplum baskısı, yetiştiriliş tarzı ve sosyo kültürel farklılıklara maruz kalan, dünyaya alışma çabası içerisindeki birer insanlar. Şimdi siz, ben bu çocuğa pantolon giydiremiyorum, yemek yediremiyorum sadece arabalarla oynuyor, sadece...