Yaprak Karaman

Yaprak KaramanYazarlar

Sevmek zorunda değiliz, ama saygı göstermek zorundayız.

26173480_10155823109037211_8500938278285882611_o

Geçtiğimiz haftalarda haberlerde TFF’nin Türkiye’nin Euro2024 ev sahipliği için adaylık dosyasını UEFA’ya teslim ettiğini belirten bir haber vardı.  Haberin benim dikkatimi bu kadar çekmesinin sebebi teslim edilen dosyanın üzerinde ‘RESPECT’ yazmasıydı.  Saygı, bizim toplumumuzda çok önemli bir yeri olan fakat nedense karşılıklı ilişkilerimizde uygulamakta pek başarılı olamadığımız bir durum. Bu dosyanın tesliminden bir hafta önce oynanan kupa maçı çıkan olaylar sebebi ile tatil edildi.  Sahaya yabancı madde atılmasından, kötü tezahürata, rakip takımın teknik direktörünün kafasını yarmaya kadar (yarık değil birkaç sıyrık diyenler de var tabi, olay burada yaranın derinliği değil, bir insanın yaralanması)  uzayıp giden bu liste sonrası, uluslararası bir...

Yaprak KaramanYazarlar

Zaman kapsülü…

20160708_153934

Ah bahar, çiçeklerin açtığı, kuşların daha bir şen şakıdığı, doğanın hayattaki grilere ve kötülüklere inat kendini yeniden yarattığı o eşsiz mevsim. İnsanların üzerinde de böyle bir etkisi var çoğunlukla. Karanlıkta uyanmak zorunda bırakıldığımız(!) kış sabahlarının tersine güneşi görerek uyanmaya başlamak, işten eve dönerken havanın kararmadığını fark etmek üzerimizde bir mutluluk etkisi yaratıyor hiç kuşkusuz. Tabi elindeki ile yetinme konusunda çok da başarılı olamayan insanoğlu hadi yaz gelsin artık diyor şu sıralar. Zaten mevsimler de bize öğrettikleri gibi sırayla gitmediği için sonbahardan sonra yaz gelsin evet... Havaların ısınması demek uzayan günler sebebi ile parklarda, bahçelerde daha fazla vakit geçirmek demek. Siz...

Yaprak KaramanYazarlar

Küçükken daha mı kolaydı her şey?

moi1

Yapılması en basit aktiviteler bazı zamanlarda nasıl uluslararası krize dönüşüyor anlam veremiyorum. Oyuncakları toplamak, kestiği kağıt parçalarını çöpe atmak, sabahları okula gitmek için evden çıkarken hangi ayakkabıları giyeceğine karar verememek (evet kadın her yaşta kadın☺) bunlardan bazıları. Çoğuna da çözüm bulduk aslında. En azından ortak alanda kalan oyuncaklarını, kesilmiş kağıtları, okunmuş kitapları, yapılmış resimleri aile fertlerinin birbirine saygı duyması gerekliliği uyarınca odasına götürüyor artık. Ayakkabıları da bir gün beyazları, diğer gün siyahları giymek şeklinde kendisi bir karara bağladı. Fakat öyle bir sorun vardı ki son bir aya kadar; gözyaşlarının sel olduğu, anne noolur bu sefer tamam nidalarının yükseldiği, anne kişisinin...

Yaprak KaramanYazarlar

Şubat tatili bitti. Peki nasıl geçti?

IMG_4727

Okulların açılması ile benim için adı hep Şubat Tatili olan yarıyıl tatilini kazasız belasız atlatmanın haklı gururu içindeyiz. Tatil öncesinde eyvah Yağmur’u ne yapacağız diye bir telaşa kapılmadık değil. Ben izin alamayacağım için iki haftayı babası ile ofise giderek geçirir diye düşünmüştük; ta ki annem kızlarıma (Yağmur ve yeğenim Umay) ben bakacağım diyene kadar. Pazar akşamından itibaren ikisi de anneannelerinde kalmaya başladılar. Anneannelerinin aldığı Elsalı  bavullarını hazırlayıp yanlarına bir ay yetecek kutu oyunu aldıktan sonra yarıyıl tatili macerasına başlamak üzere yola koyuldular. (Yağmur için anneannede kalmak demek iki kat alttaki daireye inmek demek bu arada) Nasıl bakacak acaba derken meğerse...

Yaprak KaramanYazarlar

Merhaba Ocak… Bu sene önce ben…

FullSizeRender

Merhaba Ocak, seviyorum seni. Birçok insanın aksine evet seviyorum Ocak ayını, kış mevsimini. Buz gibi bir mevsim kış ama ben soğuğun insanı dinç tutmasını, aklını başına getirmesini seviyorum. Biten her yılın devamında yeni umutlarla yeni senenin başlamasını seviyorum. Sakın yanlış anlaşılmasın Polyanna falan değilim. Aksine içimde çok şahane bir felaket habercisi var bence. Ben içimde o çok konuşan seslere inat yeni başlangıçlar yapabilmek, yeni kararlar alabilmek için en uygun zaman olduğunu düşünüyorum yılın bu zamanlarının. Bu sene daha da bir heves var içimde yeni bir şeyler yapmak için. Geçmişte yarım bıraktıklarımı tamamlamak için. Yaptığım yanlışları bir daha yapmamak ya da...

Yaprak KaramanYazarlar

Hiç haykırdın mı; KOR KU YO RUM tamam mı…

IMG-20160408-WA0010

Geçen hafta Yağmur’a menenjit aşısı yaptırmak için eşim, ben ve Yağmur sağlık ocağına gittik. Her sabah vaktinde uyanan çocuk o sabah nedense uyanmamayı tercih etti. Uyanmanın kriz haline dönüştüğü bazı sabahlarda olduğu gibi kalkmazsa gün içinde yapacağımız her şeye geç kalacağımızı vurgulayarak biraz da ses tonuma kızgınlık katarak kendisini yatağından kaldırdım.  Yataktan ne kadar geç çıkarsa günlük rutinlerin de o kadar aksayacağını anlamasını beklemem, kelebek etkisinin ne olduğunu henüz bilmeyen bir küçük insan için biraz zor farkındayım. Fakat hayatı saatlere hatta dakikalara sığdırmaya çabaladığımız için bazı sabahlar bu kozu ya da tehdidi kullanıyorum. Suratı son derece asık bir şekilde yataktan...

Yaprak KaramanYazarlar

Ne, gözlük mü takacağım?

IMG_0831

Geçtiğimiz günlerde Yağmur’un televizyon izlerken (evet çocuğumuzun televizyon izlemesine izin veriyoruz, yoksa biz ebeveyn olmayı beceremedik mi) gözlerini seri bir şekilde kırpıştırdığını fark ettik. Sonra bunu ne kadar sıklıkla yaptığını daha doğrusu başka ne ile uğraşırken yaptığını bulmak için kendisini gizli bir takibe aldık. Ayrıca öğretmenleri ile konuşup onların da durumu takip etmesini istedik. Sonuç televizyon izlerken ve tahtaya bakarken çıktı. Yağmur’a, kendisini gözleri ile ilgili rahatsız eden bir şey olup olmadığını sorduğumda tahtaya bakarken biraz yorulduğunu ve gözlerinin biraz acıdığını söyledi. Tamam o zaman göz doktoruna gidelim bir de o baksın dedim. Konuşma sadece bu kadardı gözleri ile ilgili....

Yaprak KaramanYazarlar

Aranıza hoş geldim moi çocuk…

yaprak foto

Sen de yazsana… Moi Çocuk’ta yaz işte. Gözlerimde uçuşan kalpleri, elimin titreyişini, midemdeki kelebekleri gördü mü bilemiyorum bunları söylerken. Bana en büyük hayalimi gerçekleştirebilmek için bir imkân sağladığını farkında mıydı, bilemiyorum. Tek bildiğim yazmak için daha da hevesli olduğumdu artık. Tam da hayallerden vazgeçmemeli, geç kalınsa bile bir şekilde başlanmalı bir yerden diye sohbet ederken geldi bu teklif. Çocukken en sevdiğim şey okuldan eve gelip günlüğüme o gün olanları yazmaktı. Anlatır, anlatır günler geçince de tekrar okur büyük bir keyif alırdım bundan. Defterlerimin arasında hep küçük notlar olurdu benim; aklıma gelen hikâyeleri ya da o anki duygusal durumumu anlatan birkaç...