Söyleşi

Söyleşi

Topluma karşı sorumluluk bilinci olan şirketler ve projeleri… Hayallerimizi Kodluyoruz…

Türkiye'nin en büyük sanayi ve ticaret kuruluşu olan Koç Topluluğu'nun madencilik faaliyetlerini yürüten şirketi Demir Export A.Ş., başlattığı Hayallerimizi Kodluyoruz projesi ile toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalığı bir adım ileriye taşımaktadır. Bu proje ile ilgili bütün sorularımızı, Demir Export İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Müdürü ve aynı zamanda Proje Yürütücüsü olan Ceren Ertem Çimen'e sorduk. moi çocuk: Ceren hanım öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ceren Ertem Çimen: Doğma büyüme Ankaralıyım. TED Ankara Koleji’ni 1997 yılında bitirdikten sonra, 2001 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldum. Lisans eğitiminin ardından yine aynı üniversitede, önce İşletme ardından da İnsan Kaynakları Yönetimi ve Kariyer Danışmanlığı alanında...

Birgül U.BayoğluGelişimSöyleşi

Çocukluk Döneminde Cinsel Kimlik Gelişimi Nasıl Desteklenir?

cad3e5d0-b01e-4537-942a-c508792ead82

Moi Çocuk: Çocukların cinsel kimlik ile ilgili merakları kaç yaşta artmaya başlar? Birgül Ural Bayoğlu: Çocuklar 1,5-2 yaşla birlikte bedenlerinin farkına varmaya başlarlar. Tuvalet alışkanlığı ile birlikte giden bu süreç  aynı zamanda cinsel kimliklerini de keşfetmeye çalıştıkları dönemdir. Konuşma yetileri geliştikçe artan bilişsel düzeyle birlikte ben nasıl doğdum, nasıl karnına girdim vb sorularla meraklarını gösterirler. 3-6 yaş arasında sosyalleşme süreci de kız ve erkek cinsiyetleri ile ilgili bilgilerini ve meraklarını da artırır. Moi Çocuk: Çocukların cinsel organları ile ilgili merakları nasıl yönetilmeli? Birgül Ural Bayoğlu: Çocuklar kendi bedenlerini merak ederler, doğal bir gelişim sürecidir bu. Özellikle bezden kurtulma yaşantısında odak bölge...

KategorisizSöyleşi

Şebnem Öğredik Çavuşoğlu Röportajı

şebnem öğredik çavuşoğlu

Moi Çocuk: İlk 1000 Gün Zirvesi nedir? Nasıl bir ihtiyaçtan ortaya çıktı? Şebnem Öğredik Çavuşoğlu: Anne olduğum ilk günden itibaren, farkında olduğum ve içimde burukluk yaratan en önemli şey, kendi küçük dünyam dışında, dokunamadığım yerlerde bir şeylerin hep ters gidiyor olduğuydu. Görmezden gelmek, şikayet etmek, bir şeyler yapmaktan vazgeçmek ya da kabullenmek yerine, bir deniz yıldızı yaratmak ve bu deniz yıldızını denize kavuşturmak gerekliliğinin benim için bir sorumluluk olduğunu ve bu sorumluluğu hayata geçirmek için derin bir tutku duyduğumu farkettim. Geleceğin Ayak İzleri - İlk 1000 Zirvesi böyle bir sorumluluğun tutkuya dönüşme hali aslında. Kendi iç yolculuğumda bunun yaşam amacım...

KategorisizÖzge Özay SökmenSöyleşi

Dünya güzel bir yer olacak…

25105301_25487537_1588117344600921_8984407386344215086_o

@moicocuk instagram hesabına bir mesaj düştü, "projemize destek olur musunuz?". İnceledim, fark ettim ki, 3 tane kadın tamamen gönüllü olarak bir proje başlatmışlar, Balıkesir'in Karacalar ilçesinde bir okula kütüphane desteği ile başlayıp daha sonra bütün Türkiye'de bir yardım, destek kampanyası şeklinde devam etmeye karar vermişler. Evet kadınlar, toplum için önemli, iş hayatında yer almalılar, çalışmalılar, her şeyden önce yaptıkları işe yüreklerini koymalılar, -malılar -meliler... Uzar gider, burada bile beklenti hep var bize karşı. Beklentileri bir kenara bırakıp kadının yüreğini görün. Kadın cinsi, yüreğini koyarsa o iş farklı oluyor. Aşağıda okuyacağınız röportaj şu hep anlatılan deniz yıldızlarıyla ilgili hikayedeki bir adet...

Söyleşi

3 baba bir araya geldiler…

2018-02-28-PHOTO-00000580

Hep anneler mi yazar sandınız? Onlar sosyal medyada sevilen, takip edilen 3 baba; @babalardaanlar, @babalar_kizlari ve @bilgilibaba... Moi Çocuk'a yeni projeleri @bababa'yı anlattılar. Moi Çocuk: Anne olmak çok zor anneler üzerinde çok baskı var peki ya babalar sizin de üzerinizde baskı veya toplum sesi var mı? @babalar_kizlari: Yok. @bilgilibaba: Bence erkekler üzerinde de toplumsal baskı çok net var. Para kazanmak zorunda olmak, evi geçindirebilmek mecburiyeti erkeklerin omuzlarına yüklenmiş bir yük bence. Cinsiyet rolleri gereği erkeğin duygusal olmaması hatta ağlayamaması bile bir baskının sonucu. @babalardaanlar: Doğru, kesinlikle var. Her toplumu “kendine özgü” yapan tercihleri ve alışkanlıkları var. Başınızı önünüze eğip bunlarla...

GelişimKategorisizSöyleşi

Anaokulu seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

6a07736a-5306-46a2-a3ed-a96bfd0554d9

Anaokulu seçim kriterleri; Okulun girişinde her şey size mi hitap ediyor? İlk dikkat etmemiz gereken şey; kapıdan girdiğinizde girişin anlamıdır. Materyaller çocuklara hitap etmeli. Girişte karşılayanlar sizi değil çocuğu rahatlatmalı. Buna dikkat etmek lazım. Giriş ortamında asılan etkinlikler, tema için asılanlar çocuğa mı hitap ediyor?  Sizin evinize gelecek olan etkinliklerin bir kısmı girişte sergileniyor onlara bakın bir inceleyin öğretmen mi yapmış çocuk mu yapmış? Öğretmen yaptıysa zaten yine veliye hitap edecektir, çocuğun yapmasını arzu ediyoruz. Çocuk kendi için bir şeyler yapsın ve gelişimini göstersin. Size okulu gezdirirken çocukların yüzleri nasıl? Bir komutla mı hareket ediyorlar yoksa ortalıkta özgürce geziyorlar mı?...

Ayşe Özay EkmekçiKategorisizÖzge Özay SökmenSöyleşi

Siz hangi kuşaksınız? Evinizde hangi kuşaklar var? Kuşaklar arası çatışma nasıl bitecek?

IMG_4116

Moi Çocuk: Kuşakları neden ayırmışlar? Hangi ihtiyaçtan doğmuş? Esra Ayken: Kuşağın tanımını yapalım önce isterseniz, Kuşaklar belirli zaman dilimlerinde benzer olayları yaşayanlar, bu zaman diliminde yaşayanlar kendilerinden sonra gelenlerde farklılıklar görüyor ve bu milattan önce 800 yılında Hesiod zamanına kadar gidiyor. Hesiod’un söylediklerine bakın; “Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki, ileride ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağır başlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler kuralları boş veriyorlar. Çok duyarsızlar ve beklemeyi bilmiyorlar.” Moi Çocuk: Vauv, 800 yılında da tablo çok farklı değilmiş. Esra Ayken: Aynen, demek ki her kuşak bir sonrakinden umutsuz. Bakın MÖ 350 Aristo...

GelişimSöyleşi

ÇEVRİMİÇİ ANNE BABALAR SİBER ZORBALARA KARŞI

İnternet ve Sosyal Medya Kullanıcı İstatistikleri 2017 araştırmasına göre Türkiye’deki cihaz kullanıcılarının %75′i akıllı telefon kullanıyor.  Böylelikle zorbalık; siber ortamlar ile evimize kadar girmek için kendine bir kılıf buluyor. Sosyal medyanın her an çocuk ile bir arada olması da zorbalığın sınırlarını ortadan kaldırıyor. Çocuk evde, parkta, dışarda, sinemada; kısacası telefonu ile baş başa olduğu her yerde siber zorbalık ile karşı karşıya kalabiliyor. Son verilere göre ülkemizde; toplam 22 milyon 692 bin 174 çocuk yaşamakta. Onlardan bazıları evde kendini ifade edemiyor ya da bastırıyor. Bu sebeple başkalarına zorbalık göstererek kendisini rahatlatmaya çalışıyor. moi çocuk: Siber zorbalık nedir? Kaça ayrılır? Cansu Aydemir: Siber Zorbalık; dijital ortamaların güvenli...

Söyleşi

Bale Okulu Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı mı? Eğitmenler, konservatuvar mezunu mu ,konusunda uzman mı? Gruplar kaçar kişilik, Dersler kaçar saat, Okulun fiziki şartları nasıl? Yılsonunda gösteri yapılıyor mu? Ailelerin bu soruların cevaplarını mutlaka almaları gerektiğini düşünüyorum. Hazırlayan: Ankara Dans Bale – Nalan Civelek...

GelişimÖzge Özay SökmenSöyleşi

“Çocuğa sınır koyma”, ne zaman, neden ve nasıl olmalı?

IMG_9077

Moi Çocuk: Sınır koymak; çocuklarını sınırlandırmak veya özgürlüklerini kısıtlanması olarak algılanıyor. Doğru bir tespit mi? Sınırdan kasıt nedir? Bir kurallar bütünü mü? Evrim Alkış Demirel: Bir yetişkin olarak uçsuz bucaksız bir okyanusta tek başımıza olduğumuzu hayal edelim. Bir kara parçası görünene dek kendimizi oldukça emniyetsiz ve güvensiz hissederdik. Oysaki kara göründüğünde! Ya da trafik ışıklarının olmadığı yoğun bir kavşakta, trafik sıkıştığında hissettiğimiz duygu? Kafamız karışmış, korkmuş ve belki biraz da öfkeli. İşte sınırlar çocuklara hayatın karmakarışık düzeninin içinde yol göstericidir. Sınır koymak engellemek değil, büyürken onları hayata hazırlama stratejisidir. Burada en önemli nokta ise şudur ki özgürlüğü kısıtlayan sınırlar değil...