Özge Özay SökmenSöyleşi

3830 Çiftliği

3830-ciftligi-moi-cocuk

“Peşinden gitmeye değecek her girişimin bir hikayesi vardır.” The Farm 3830 Kıvılcım Kocabıyık

Sayı: 04 / Aralık 2016

moi çocuk: Merhabalar, “her hikayenin bir başlangıcı vardır”, sizinkisinin ne?

Kıvılcım Kocabıyık: 38-30 çiftliğinin hikayesinin başlangıcı, Kocabıyık ailesinin büyüğü Asım Kocabıyık’ın bizlere bıraktığı toprağa bağlılık ve sürdürülebilirlik mirasıdır. Çiftliğimiz de Asım beyin doğup, 6 yaşına kadar büyüdüğü köyde yer almaktadır.

 

 

moi çocuk: 38°30° ismi nasıl ortaya çıktı? Çiftlik sadece İtalyan peynirlerini üretmek için mi kuruldu, başka bir amacı veya başka projeleri var mı?

Kıvılcım Kocabıyık: 38°30°, çiftliğimizin yer aldığı arazinin koordinatlarıdır. Tercih etme sebeplerimizden biri de bu ismin uluslararası geçerliliği olması. Çiftliğimizin bulunduğu Tazlar köyünde projelerimiz ilk olarak sosyal sorumluluk projeleri olarak başladı. Zamanla projelerin vizyonu ile beraber genişledik. Şimdi ise bu arazide tarım, hayvancılık ve süt ürünleri üretimi yapıyoruz. Yakın bir zaman sonra da projemize dünya standartlarında bir açıkhava çağdaş sanat parkı eklenecek.

moi çocuk: Çiftlik olduğu kadar bir de sanat vadisi tanımı var. Bunu biraz anlatır mısınız?

Kıvılcım Kocabıyık: Sanat Vadisi, içinde uluslararası düzeyde başarılara imza atmış sanatçılara ait 10 pavyon, bunların yanı sıra büyük bir botanik park, galeriler ve bir de butik bir otele sahip bir kompleks olacak.

moi çocuk: 38°30° Çiftliği’nde neler var? Ürünlerinize nereden ulaşabiliriz?

Kıvılcım Kocabıyık: Çiftliğimizde İtalyan peynirleri üretiyoruz. Taze peynirler ve yaşlandırılmış peynir olarak ikiye ayırıyoruz. Taze peynirlerden, mozarella, burrata, bocconcini, ricotta ve straciatella üretiyoruz. Bir de İtalyan ustamızın kendi stilinde ürettiği yaşlandırılmış peynirlerimiz bulunuyor. Bu ürünlere macro centerlardan ve web sitemizde isimleri (www.38-30.com) yer alan şarküterilerden ulaşabilirsiniz.

moi çocuk: Siz İtalyan peynirlerini Türkiye’de üretiyorsunuz. Kulağa çok hoş geliyor. Bunu nasıl yapıyorsunuz?

 

Kıvılcım Kocabıyık: Çiftliğimizde simental cinsi ineklerimiz ve İtalyan su mandalarımız bulunuyor. Hayvanlarımız sadece kendi arazilerimizde ürettiğimiz ürünlerle besleniyorlar. Peynirlerimizin yapımında da sadece kendi hayvanlarımızın sütü kullanılıyor. Böylece sütün kalitesine ait tüm kontrol bizim elimizde oluyor. Üretimimizin başında tecrübeli bir İtalyan usta bulunuyor. Özellikle belirtmem gereken özelliğimiz ise ürünlerimizin hiçbirinde katkı maddesi kullanılmıyor.

moi çocuk: Neden özellikle İtalyan peyniri?

Kıvılcım Kocabıyık: Son yıllarda yeme-içme sektörüne baktığımızda restoranlarda Türk tüketicisinin tercihi peynir olarak çoğunlukla taze İtalyan peynirleri oluyor. Biz de İtalya da yediğimiz peynirlerin kalite ve lezzetini yakalayabilmek adına İtalyan peynir üretimine başladık.

moi çocuk: Siz aynı zamanda da bir annesiniz. Gıda sektöründe bir anne bakışı çok farklı oluyor, değil mi?

Kıvılcım Kocabıyık: Benimde birçok kadın gibi anne olduktan sonra yediğimiz gıdalara olan hassasiyetim çok arttı. Elimden geldiğince en doğal ürünleri bulup ya da üretip çocuklarımı onlarla beslemeye özen gösteriyorum. Yaz kış birçok sebze ve meyveyi kendi bahçemizde yetiştiriyoruz. Yumurtalarımızı kendi tavuklarımızdan topluyoruz.

moi çocuk: Hayvanları çok seviyorsunuz, ya kızınız? Onlarla mı büyüyor?

Kıvılcım Kocabıyık: Biz doğa tutkunu bir aileyiz. Doğadan ayrı hayvanlar olmadan bir hayatı düşünemiyorum. Evimizde 2 köpeğimiz, 2 kedimiz, 1 papağanımız var. Çocuklarım da doğduklarından itibaren onlarla yaşamaya başladı. Aralarında inanılmaz bir bağ var. Onlar da ailemizin birer parçası. Evcil hayvanlarla büyüyen çocukların psikolojik olarak daha güçlü oldukları bilimsel olarak da kanıtlanmış bir gerçek.

Röportaj: Özge Özay SÖKMEN