Serpil ErolYazarlar

Özgürlük mutluluk getirir mi?

IMG_3192
Bir zamanlar sokaklarda koşturan çocuklar vardı. O çocuklar ne zaman ortadan kayboldu edebiyatı yapmayı çok istemiyorum. Ama keşke bayramları kaybetmeseydik. Çocukken en büyük hayalim kapı zili susmayan bir evde, bayramlaşmaya gelen çocuklara en harika şekerleme ve çikolataları dağıtmaktı. Baklavanın en fiyakalısını sunacaktım gelen misafirlerime. İlk evlendiğim yıl, çikolata paketi elimde nafile bekledim. Artık bayramlarda da tanıdıklarıma tek sorum ” bayramda nereye gidiyorsunuz?” oluyor. Yoksa baklavanın en kralını da yaparım da işte kalorili olur, kimse gelmez ben yutarım. Sonrası çok hoş olmuyor.
Velhasıl kelam geçti gitti çocukluğumuz. Şimdi artık çoluklu çocukluyuz. Artık dünya çok başka. Elektronik aletlerle sarılmışız, bilgi çılgın hızda ilerliyor. Çocuklar her şeyden haberdar, hatta bizi bilgilendiriyorlar. Biz de arabanın arkasına sıkı sıkı bağladığımız çocuklarımızı okullardan spor kurslarına, dans kurslarına, müzik kurslarına taşıyıp duruyoruz. Sınırlar içinde bol para dökerek oyunlar oynamalarına müsade ediyoruz. Tabii ki bizim gözetimimizde. Hangi saatte hangi kurs varsa hazırlayıp taşıyoruz. Evde bile onu yap bunu yapma diye program atıyoruz. Çocuğu tek bıraksak açlıktan ölür, her şeyi önüne koyuyoruz. Sokağa çıksa yürümesi zor, arabalardan kendini koruyacak refleksleri zayıf. Çünkü sadece çok güvenli alanlarda, büyük parklara götürüp bırakıyoruz ellerini. Eşyalarını toplayıp taşımaları da zor, çünkü biz alıp taşıyoruz onların yerine. Bir tablet konusunda harikalar. Ellerine veriyoruz, saatlerce uyuşturulmuş şekilde bakıp duruyorlar. İşte bir o zaman dinlenebiliyoruz. Onlar mutlu biz mutlu. İki akran çocuk aynı ortamda birbirleriyle hiç tanışmadan ve sosyalleşmeden ellerinde tablet gayet mutlu oturabiliyorlar. Giderken alıyoruz ellerinden,yine arabalara bağlayıp hayatımıza devam ediyoruz. Her şey programlı.
İsyan da etsek hepimiz sisteme uyuyor ve ilerliyoruz. Hayatımız ev, araba, okul kredilerini ödemeye çabalayarak geçiyor. Halil Sezai’den daha yüksek sesle ” issyaaaennnnn” diye çığlık atmak istiyorum. Çünkü anne babanın kendince ömürlerini kiraya verdikleri bu sistemde çocuklar gerçekten mutlu mu? Sürekli bızırdayan, memnuniyetsiz, evi tepeleme oyuncak dolu olsa da yenisini isteyen, herşeye sahip olsa da dahasını isteyen ve bunu hak gören, yapmazsanız dünyayı herkese dar eden bir sürü minik insanla dolu dünya. Etrafımız sürekli çocuk psikolojisinden bahseden uzmanlar ve bilir annelerle kuşatılmış durumda. Ve ben kendi adıma çok yorgunum.
Çocuklarımı alıp dağ başına yerleşmek istiyorum.
Özgürlük mutluluk getirir mi a dostlar ?
Serpil Erol