Yaprak KaramanYazarlar

Küçükken daha mı kolaydı her şey?

moi1

Yapılması en basit aktiviteler bazı zamanlarda nasıl uluslararası krize dönüşüyor anlam veremiyorum.

Oyuncakları toplamak, kestiği kağıt parçalarını çöpe atmak, sabahları okula gitmek için evden çıkarken hangi ayakkabıları giyeceğine karar verememek (evet kadın her yaşta kadın☺) bunlardan bazıları. Çoğuna da çözüm bulduk aslında. En azından ortak alanda kalan oyuncaklarını, kesilmiş kağıtları, okunmuş kitapları, yapılmış resimleri aile fertlerinin birbirine saygı duyması gerekliliği uyarınca odasına götürüyor artık. Ayakkabıları da bir gün beyazları, diğer gün siyahları giymek şeklinde kendisi bir karara bağladı.

Fakat öyle bir sorun vardı ki son bir aya kadar; gözyaşlarının sel olduğu, anne noolur bu sefer tamam nidalarının yükseldiği, anne kişisinin yaşına başına bakmadan bacak kadar çocuğa trip attığı o zalim an: Banyo sonrası tırnak kesmek ☺

Evet son derece basit ya da Yağmur bebekken çok basitti. Ah ne güzeldi uyurken, o hiçbir şey hissetmezken tırnaklarını kesmek. Oysa şimdi yaşananlar ufak çapta bir sinir krizi anı bile olabilir.

 

 

 

 

 

 

Yani en azından son birkaç haftaya kadar öyleydi.  Çözüm yolunu bulduğumuz andan önce tırnak kesme kâbusun nasıl geliştiği hakkında ufak bir bilginiz olsun diye aşağıdaki diyaloğu ekliyorum.

Yağmur: Ayak tırnaklarımı kesmeeee

Ben: Nasıl kesme? Olur mu öyle şey kızım?

Y: İstemiyorummmm işteee

B: ( tartışmak istemediğim için) Peki kızım, ama uzayıp da parmağına batabilir ve parmağın acıyabilir.

Y: Nasıl batar?  Batmaz, acımaz…

B: Tamam elini ver o zaman!

Y: (Elini uzatır ve saniyesinde çeker) hazır hissetmiyorum.

B: Yağmur elini verir misin annecim (buradaki ses tonunu hissettiğinizi tahmin ediyorum☺)

Y: Önce sağ elimin küçük parmağını, sonra sol elimin başparmağını kes ama.

B: Burun deliklerimin genişlemesine engel olmaya çalışarak kendisine Sebep? diye soruyorum.

Bu diyalog daha da anlamsızlaşarak devam ediyor ve toplamda on parmağın tırnağını kesmek (ayakları kesemedik) yarım saatimizi aldı. Bu durum her banyo sonrası tekrarlanıyor. Bu durumu kâbustan eğlenceye dönüştürdüğümüz gün ise olaylar tam olarak şöyle gelişti; yine bir banyo sonrası misler gibi olmuş kuzucuğun üzerini giydirmiş, saçlarını tarayıp, kurutmuştum. Sıra o hiç de istemediğimiz ana gelmişti.

Haydi bebek tırnak kesme vakti, banyoda bekle beni geliyorum dedim Yağmur’a. Havluları asıp banyoya bir gittim ki oturmuş tabureye çaresiz kedi gibi bana bakıyor. İçimden bu sefer olay istemiyorum hadi bakalım diyerek derin bir nefes aldım. Nefesi almamla temiz hava dolan beynim çalışmaya başladı ve aklıma şöyle bir fikir geldi ve hemen Yağmur ile paylaştım:

B: Yağmuş, hazır mısın?

Y: Pek değilim

B: Olsun; bak şimdi ne yapacağız. Tırnaklarını kesmeden önce kendimizi hazır hissetmek için önce derin bir nefes alacağız ve ona kadar sayacağız

Y: tamam hadi yapalım

B: 1,2…… 10. Şimdi ver elini.

Ve ilk eldeki parmaklar sorunsuz kesilir. Diğer el ve ayaklar için de bu nefes alma işlemi yapılır ve sonuç tertemiz eller ve ayaklar.

Bu kadar şeyi neden mi anlattım? Çünkü yine anladım ki  (bazı zamanlarda unutuyorum galiba) kriz anında sakin kalmak gerek☺ Ortalığın karışacağını anladığınız zaman önce derin bir nefes alın, emin olun sıkıntı daha kolay çözüme ulaşıyor.

Yaprak Karaman