Kategorisiz

Bu ay biraz sorgulayalım mı?

IMG_3468

En son ne zaman bir konuyu sorguladınız? Bir nesnenin varlığı, dünya, hayat, sahip olduklarımız veya olmadıklarımız için verdiğimiz savaşımız…

Sorgulamak beynin farklı yerlerini çalıştırmak demek. Hani uzunca bir süre egzersiz yapmazsınız, tekrar başlarsınız yapmaya. İşte tam da o noktada kaslarınız ağrır ve bazı haraketleri yapmakta zorlanırsınız. İşte beyin de böyle zorlanıyor bazen devamlı soru sorarken. Devamlı sormak hep sormak daha da çok sormak. Mümkün olduğunca çok fazla ve çeşitli karakterle birlikte sorgulamak. Zamanla bakış açınızı, sınırlarınızı zorluyor hatta genişletiyorsunuz.

Sorgulayan beyin kendisi için en doğrusunu herkesten daha kolay bulur. Bilgiyi süzgecinden geçirir. Doğruluğunu sorgular, belki kendi değerlerine uyarlar, sonra da uygular.

Bu sürece FELSEFE deniyor. Bir konuda soyut düşünmek yani. Devamlı soru sormak, cevaplandırmak, daha fazlasını sormak, daha fazlasını cevaplandırmak.

Bugün ablamla felsefe yaptık. Sorguladığımız konu ise; biz yani türk anneleri, kodlarımızdan (kod ile kastettiğim şey; kültür, sosyal çevre, anne-babamızın değerleri, yetiştiriliş dinamiklerimiz) mı böyleyiz yoksa değişebilir miyiz? Nasılız peki?

Sizi bilmem ama ben dahil olmak üzere ve gözlemlediğim Türk anneleri;

– Korumacı

– Sabırsız

– Gergin

– Hayat yorgunu

– Her şeyin en iyisini bekleyen

anneler.

Yabancı anneleri gözlemlediğinizde de bu özelliklerin tam tersi bazen de çok daha fazlası. İşler hangi anne için daha kolay veya iyi tartışılır.

Benim savunduğum düşünce; biz Türk kültüründen gelen anneler kodlarımız (yukarıda bahsettim kod) sebepli değişemeyiz. Yaşadığımız ülke coğrafyası, kültürü, komşuları, eğitim sistemi sebepli hep korumacı olacağız. Çeşitli uygunlukta ve çocukların gelişimlerinin önemsendiği, güvenli açık hava oyun alanlarımız olmadığı sürece sabırsız ebeveynler olacağız. Kadın olarak, Türkiye’de iş hayatında da, çalışmadığımız dönemlerde de var olmak çok zor olduğundan, ihtiyaçlarımız (fiziki değil manevi) giderilmediğinde hep gergin ve hayat yorgunu olacağız. Gençlerin geleceğinin, sınav sistemi sebepli, 160 dakikaya bağlı olduğu, adaletsiz bir eğitim sisteminde öğrenim gördükleri için anne-babalar hep her şeyin en iyisini bekliyorlar. Bu doğrultuda biz ancak başka bir ülkede yaşar ve orada çocuk yetiştirirsek, yukarıda saydığım özelliklerimiz belki olmaz belki törpülenir. Bu özellikler bu coğrafyada kötü diyemem olması gereken ve bizi ayakta tutan özellikler.

Siz hiç sorguladınız mı bir şeyleri? En son ne zaman sorguladınız? Hadi bulun sizinle aynı şeyleri düşünmeyen bir arkadaşınızı ve oturun birer kahve için ve sorgulayın bir şeyleri. Sınırsızca sorgulayın. Belki bir yol bulursunuz çıkışa…

P.S: Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü… Kutlayayım da ben de kalmasın. Böyle doya doya iyi ki kadınım diyebildiğimiz bir ülkede, gece özgürce sokaklarda güvenli gezebildiğimiz, kıyafetlerimizi sapık zihniyetler sebepli sınırlandırmadığımız, yargılanırım kaygısından sıyrıldığımız günler görme umuduyla, bütün emekçi kadınların o güzel yüreklerinden öpüyor günlerini kutluyorum.

Ö.Ö.S.