Ceylan TakılYazarlar

Çocuklar ölümü nasıl karşılar?

FullSizeRender 3

Şubat ayının başında Nar ve Ada’nın tenis hocası Serdar Hocamız vefat etti. Genç bir insanın kaza ve vefat haberini almak; üzüntü, şaşkınlık, kabullenememe, sorgulama, çeşitli duygular yaratıyor. Biz yetişkinler hayatlarındaki birçok duyguyu tanımlayamıyor ya da ondan kaçıyoruz. Halbuki çocuklar farklı, içinden geldiği gibi yaşıyor, ifade ediyor ve sıkıntısını atınca yoluna devam ediyor. 

Hocamızın vefat haberini sabah okulda seminerdeyken aldık. Akşam benimkilerin tenis dersi vardı. Çocukların okuldan çıkışlarında onlara ne ve nasıl söyleyeceğimiz hepimizde karmaşa yarattı. Biz gün boyu üzüldük, konuştuk, ağladık. 

Çocuklara sıra geldiğindeyse koruma duygusu her şeyin önüne geçiyor. Böyle bir haberi vermek için aklından çeşitli senaryolar yazıyorsun. Yani ben öyle yaptım. Halbuki ne yapacağım konusuna gayet hakimim. Hatta destek aldım, PDR’ci kuzenimle konuştum. Bu konuda yayımlanmış yazıları okudum tekrar. 

Yine de bir türlü nasıl konuşacağıma karar veremedim. Önce sakince olayın gelişimini anlatayım dedim. Daha sonra ben o kadar sakin değilim bu konuda, duygum yokmuş gibi neden konuşayımki diye düşündüm. Hatta okuldan çıkar çıkmaz mı konuşmalıyım yoksa eve gidip orada mı konuşmalıyım. Ön giriş yapmalı mıyım direk söylemeli miyim? Sonuçta olayın yumuşatılabilecek bir durumu yok. Ortada sevdikleri birinin vefatı var. Kısacası akşama kadar kafam yandı, üzülmek bir yandan.

Baran baktı ki benim kafam karışık; dedi ki siz akşam benim gelmemi bekleyin ben gelince konuşuruz. Akşam Baran gelince kızları çağırdı ve sakince birkaç cümleyle söyledi. Nar daha büyük olduğu için durumu daha iyi anladı, ağladı, kalktı içeri gitti, geldi sorular sordu. Ada da onu izleyerek ve dinleyerek anlamaya çalıştı. Ertesi gün evdeki yardımcıma Mtvarisa’ya, babaannelerine durumu anlattılar. Ada bana genç yaşta birinin neden nasıl öldüğünü sordu. Nar da sorular sordu. Yani kendilerine sakince açıklanan bu durumu anlamaya çalıştılar.

Çocukların her durumu kabullenme becerileri var. Biz bazen onları korumak adına bu özelliklerini azımsıyoruz. Zaten yaşanan bir olay varsa, kabullenmeyip ne yapacaklar? Elbette kendi baş etme yöntemlerini geliştirecekler. 

Her duyguyu yaşayabilir ve hayatlarına sağlıklı şekilde devam edebilirler. Her konuda olduğu gibi, üzücü bir olayda da duygularını yaşamalarına izin vermeli, kendilerini yeterince ifade edebilsinler, sorgulasınlar, tanımlasınlar. 

Yakın birinin vefatında bu durum daha da önem kazanıyor. Yaşanmamış üzüntü, yas ileride daha büyük sorunlara sebep oluyor. Biz kendimizden düşünelim. Yaşamadığın, bastırdığın bir duygu seneler sonra bile olsa çıkabiliyor ve derinden çıktığı için daha zor toparlıyorsun. 

Yaşamanın büyük bir parçası olan hislerimizi keşfettiğimiz bir bahar olsun.

** PDR=Rehberlik Psikolojik Danışmanlık. Mesela okullardaki Rehberlik hocaları.

Sevgiler

Ceylan Takıl