Özge Özay SökmenYazarlar

Takip ettiğinden sorumlusun

802a7789-b335-4989-b38f-dc1ab578f406

Bazen kendimi çok öfkeli hissediyorum. Neye biliyor musunuz? -mış gibi yaşayanlara ve onların peşinden sürüklenenlere. 

İnsan herkesi kandırabiliyor da kendisini asla. 

Kimlere özeniyorsunuz, kimlerin yaşamları size cazip geliyor, hangi hesapları takip ediyorsunuz, sosyal medyada ne kadar vakit geçiriyorsunuz, kapattığınızda kaç hayatın yükünü almışsınız sırtınıza. Hiç düşündünüz mü bunları?

Biraz daha açayım, insan başkalarının hayatına bakarak ilerleyemez. İlerlemek her zaman mesleki, kariyer anlamında ilerleme değildir. Bireyin iç huzuru, geçirdiği vaktin kalitesi, düşündükleri, okudukları, öğrendikleri hepsi ilerlemeyi sağlayıcı şeylerdir. 

Günümüzde hala sosyal medyayı sadece sevdikleriyle, arkadaşlarıyla aile fotoğraflarını paylaşmak için kullanan x ve y kuşakları var. Ama bir de “davranış motifikasyonları imparatorluğu” (13.05.18 tarihli “Gündem Özel” yayınında Evrim Kuran kullandı, çok doğru bir tabir.) çerçevesinde yaşayan bir kısım insan var. ‘-mış’ gibiler bu sınıfa giriyor. Sosyal medyada binlerce, onbinlerce takipçi ile paylaştıkları resimleri, hayatlarının sadece bir kısmını yansıtırken göstermek istedikleri şey haline dönenler. Zenginmiş gibi, çok mutluymuş gibi, harika bir eşe sahipmiş gibi, muhteşem bir anneymiş gibi olanlar. 

Sanıyorum işim gereği, bu profilleri hemen tanıyor ve kaçarak uzaklaşıyorum, yaklaşmıyorum. Ama ya tanıyamayanlar kendini hayran hayran sosyal medyada kaybolmuş olarak bulanlar ne olacak? Onları da bu hortumdan çekmek bizim görevimiz. 

Takip ettiklerinizi gözden geçirin, bakın bakalım kimler var? Tek tek inceleyin hesaplarını. Eğer hesap, kendi hayatı, kendi önerileri, kendi sahip oldukları, kendi yediği kendi içtiğini anlattığı bir hesapsa hemen takibi bırakın. Etkilemiyor beni sadece meraktan deme, merak etme başkasının hayatını, sil gitsin.

Sana bir şey katıyorsa, ilham veriyorsa, sevgiyi paylaşıyorsa, içtenliğini hissettiriyorsa, nelere sahip olduğunu anlayamıyorsan takip et, belki sana ilham olur.

Zaman çok değişti değişiyor. Değişimin kendisine uyum sağlayalım, belki geleceğin meslekleri tamamen dijitalleşecek, belki sosyal medya bir sektör havuzu olacak kim bilir. Ama şu an değil ve bana hala etik gelmeyen durumlar var. Bunun seçimi de tamamen bana ait, özgürüm bu konuda. İstediğim kişiden uzaklaşabiliyor, istediklerimi yakınlaştırabiliyorum. 

Kim nasıl istiyorsa öyle kullansın sosyal medyayı çok da yargılamıyorum insanları ama sosyal medyanın “paylaştıklarından sorumlusun” gibi bir yanı varken bence “takip ettiklerinden sorumlusun” gibi bir yanı da var. 

Beni etkilemiyor deme, her konuda sadeleşmeden bahsederken bana göre en çok da dijital yaşam konusunda sadeleşmek lazım. Maruz kaldığımız görüntüleri bazen engelleyemesek de okuduğumuz yazıları, bilgileri kaynağına güvenerek belirlerken, aslında takip ettiğimiz yaşamları da gözden geçirmeliyiz. 

Size tavsiyem öncelikle, Psikolog Dr. Mehmet Şakiroğlu ve Dr. Cansel Poyraz Akyol’un hazırladığı, “Çocukları Sanal Dünyada(n) Koruma Kılavuzu” nu bir edinin. Okuyun ve uygulayın. Sosyal medya hesaplarınızda da yaz temizliği yapın, takip ettiğiniz hesapları bir gözden geçirin derim.

Naçizane…

Özge