Ayhan YalçınkayaYazarlar

Bir günde 2 yaşdan 20 yaşına sıçrasa fena!

IMG_8366

20’lerine gelmiş belki

Turquinho!

Karşımda duruyor, görüyorum yüzü düşmüş.

Yorgun sanıyorum ilk.

Ama öyle değil!

Olmamış bir şeyler.

Olduramamış…

Kızmış da… Çünkü üzgün.

Büyümüş, böyle dertli dertli karşımda durursa ne yaparım?..

*

Belki ilk anda “İçimdeki Annem” çıkar ortaya;

Sevginin en ağır biçimiyle; hep endişelenerek seven…

Önce “anlat” diyen,

Ben anlatırken bir avukat gibi, bir doktor gibi hiçbir detayı kaçırmamak için pür dikkat dinleyip

Resmin bütününü kafasında oluşturup hemen çözüm düşünen, hep bulan annem.
O korku-endişe sayesinde onca kısıtlı imkana rağmen once şeyi çözen

Babam uzaklardayken bizi daima aynı çatı altında tutan annem…

*

Bir de “İçimdeki Ben” var tabi.

Hep düşünen ben!

Yaşamışlığı, tecrübesi var.

Çözümün, sorunun içinde saklı olduğuna inanarak sorunlara çözüm bulmaya çalışan…

*

Böyle “gelecekten sahneler” kafamda…

Peki neden?

Blog yazmaya başladığımda duyduğum o muhteşem yorumla:

“Keşke benim babam olsan!”

Kalbimin, yaşamın, zamanın saf sevgiyle resmen durduğu o an!

Hediye bana.

Bana ve çabama.

“İnsan ender hissediyor böyle!” dedim ona.

Zihnime kazındı bu şaşkın mutluluk.

O sıkı sıkıya sevgi…

*

Günlerce düşündüm:

“O ara bir yaşında Turquinho’nun babasıyım.

Ve aynı zamanda 20 yaşında bir kız babası” olsam.

Olur mu benden? diye düşündüm.

“Bütün kalbinle ettiğin duaların gerçekleştiği gün olacakları, hissedeceklerini düşünmek gibi tatlı tatlı düşündüm.

Günlerce hem de…

Olsa nasıl olur?

Harika olur!.. Ama üstesinden gelebilir miyim?

Bu yüzden, o zamandan beri bazı bazı düşünürüm Turquinho’nun o yaşlarda hallerini.

20’lerde…

Olup olabilecekleri, yapıp yapabileceklerini…

*

Bir günde 2 yaşdan 20 yaşına sıçrasa fena!

Ama işleyiş gereği adım adım oluyor böyle şeyler.

Yine de biliyorum;

Ben artık bir babayım!

Bütün anne-babalar gibi bebeğimin yaşı değil, verdiğim kararlar beni baba yaptı.

Bana bu yolu açtı.

Bir sürü şeyle beraber bu anlayış,

-Onu hak etmeyi kaybetmedikçe-

Beni

Hem biyolojik hem de duygusal anlamda çok defa birilerine baba yapacak.

Bazen uzaktan bazen yakından,

Bazen bir göz göze gelme kadar kısa, bazen kalpten hiç silinmeyecesine sonsuz,

Bazen bir arkadaş, bir dost, bir sırdaş gibi baba

Bazen birinin babası kadar o kişiye baba…

Çünkü kalbim öğrendi;

Sevgi bir!

*

Sevginin, aşkın doğup ortaya çıkabildiği yer sadece bir yürek çünkü.

Sayısız spermin, yumurtaya yolculuğu gibi

Onca olay, içgüdü, his, bilgi, yargı vs yerine

Bir kalpte doğmuşsa eğer

Biz “ona sevgi başka, buna başka”

“Öyle sevgi başka böyle sevgi başka”

“Onun sevgisi başka bunun sevgisi başka”

Diye isimler koysak dahi

Doğduğu, doğup ortaya çıkabildiği tek yer bir yürek.

Var kalabildiği tek yer de yine bir yürek.

Zamanı kısıtlı değil mi?

Yavru kuşları o kader günü gelince hayatta kalmaya devam edebilmek için yapmak zorunda kaldıkları o sıçrayış gibi

Çok geçmeden uçup konması gereken yer?

Bir diğer kalp değil mi?

Karşılık bulup yaşayabilsin böylece.

Çünkü çok mucizevi, çok mükemmel.

Doğa böylesine izin vermiş.

Vermiş ama işte böyle çok hassas kılmış aşkı.

Bu yolculukta

2’sinde de 20’sinde de aynı…