KategorisizÖzge Özay Sökmen

kız çocuğu anneleri buraya!

Kız çocuğu anneleri beni anlar. Kızlar 3-4 yaşlarına doğru kıyafet seçmeye, ayırmaya ve hatta onlar için krizlere girmeye başlarlar. Mevsim kışsa kısa kollu, yazsa uzun kollu ve külotlu çorap giymek isterler. Şort giymek altına da yağmur botu giymek isterler. Bere takıp mayoyla gezmek isterler. İsterler de isterler. İsteklerini gerçekleştirmek için ellerinden geleni yaparlar. Sınarlar. Azmederler. Ya başarırlar ya da siz akli dengenizi yitirirsiniz.

Ben iyi bilirim çünkü hayatım “Deja vu”. İki tane kız çocuğu, iki kere 3-4 yaş civarı demektir. Şu an ikincisini yaşıyorum. Okullar başladı. Sabahları dünya harbini andırır kareler yaşanıyor evde. Beş zil sesi duyuluyor. Birincisi babanın uyanışı, ikincisi annenin uyanışı, üçüncü zil çocukların uyanışı, dördüncü zil herkes kapıya, beşinci zil ise arabada olmalıydık. Beşinin melodisi farklı gitgide tempo artıyor ve arabada çalan müzik “I Love Rock’n Roll”.

Bu hengamede en son istediğim şey üç yaş krizleri. Her sabah da beni buluyor. Sebep: KIYAFET…

Çünkü dolabında askılı elbise de var, tütü de, kostüm de, mayo da…

Ben ne mi yaptım? Bütün dolabı boşalttım. Okula, mevsime uygun kıyafetleri bıraktım. Gerisini kaldırdım.

Bu sabah huzurluyduk. Yetişkinliğimde, insanlığın giyinme merakından, süslenme arzusundan, süsüyle hava atma içgüdüsünden hep uzak durmaya çalıştım, çocuklar da öyle olsunlar istedim. Bizlere karakter veren, üstümüzdekilerin markası,  çantamızın fiyatıysa çok boşuz demektir. Biraz doldurmak gerekir. İleri ki yaşlarda bu dolum giderek zorlaşacağı kaygısıyla ne kadar erken o kadar iyi felsefesiyle hareket ettim hep. Bu sabah üşümemek için ve estetik bilincini de geliştirecek şekilde giyindi. Her şey yolundaydı anlayacağınız.

Ben üniversitedeyken saatlerce ayna karşısında hazırlanmaya çalışırken babamın sesi hala kulağımda, “Temiz giyinmek yeterlidir kızım.” Burada ki temiz kavramı, yerine uygun, lekesiz, kokmayan, yıkanmış ve hala yeni görünen kıyafetlerdi. Giyinirken bu sözler hep kulağımda.

İşte bu yolculuk tam olarak dün gerçekleştirdiğim dolap düzenlemesi ve bugün seçeneklerle giyinmesini yardımcı olduğum üç yaşındaki kızım ile başlıyor.

Sevgili anne babalar, yaptıklarımız geleceğin yatırımı. Sanmayın emekler boşa gidiyor, sinir harbi bitiyor. Hayır, tam tersine onlar tohum, gelecek meyve.

Özge Özay Sökmen