GelişimKategorisiz

3. çalışma alışkanlığı geliştirme – ilkokula hazırlık dosyası

Ders çalışma kendiliğinden, gelişen gelişimsel süreçlerin parçası olan bir davranış değildir. Ders çalışmak çocuklara öğretilmesi gereken bir davranıştır. Çocuklar öğrenci olmayı öğrenirler. Bunun için acele etmeye gerek yok en nihayetinde hepsi bir gün öğrenci olacak değil mi? Asıl soru “Nasıl sorumluluk sahibi ve ders çalışmaktan keyif alan öğrenciler olacaklar?”

Çalışma planlaması yaparken zaman kavramı henüz bu yaş çocukları için bir kafa karışıklığıdır. Onun yerine öncelikleri belirleyerek, olayları sıralama yapabiliriz.

  • Okuldan geliyoruz, 
  • Hemen ellerimizi yıkıyoruz,
  • Unutmadan çantanı boşaltıp, ödevlerine göz atalım,
  • Şimdi dinlenip sonra mı ödev yapmak istersin,
  • Yoksa ödevlerini bitirip sonra oyun mu oynamak istersin.

(Burada önemli bir nokta varsa o da şudur; önce oyunu seçen çocuklar genellikle sonra ödev yapmak istemiyorlar. Bizim tavsiyemiz, okuldan gelir gelmez ödevlerin bitirilmesi. Bu alışkanlık ileriki yıllarda çalışma, tekrar yapmak noktasında onlara çok fayda sağlayacaktır.)

-Bu tip kısa planlar işinizi kolaylaştırır. Ayrıca bu yaş çocuğu saat başlarını da bilirler. Tam saatte şunu yapabilirsin gibi. 

-Ödev yaparken onu zorlamayın ama hemen pes etmesine de müsade etmeyin. 

Buradaki denge çocuğunuzun gelecekteki eğitim öğretim hayatını etkileyecek. Ona ulaşılabilir kısa hedefler koyun. Bakalım elinden kalemi bırakmadan şu satırı 10 dakikada yapabilecek misin gibi hedefler. Burada önemli olan içindeki dürtüyü bir süreliğine erteleyebilme yeteceğini geliştirmektir. 

SİLGİ KULLANIMINA DİKKAT!

Nasılsa silgi var deyip devamlı hata yapmayı alışkanlık haline getirmemeli. Hata yapsa da, sabırla masada oturup bir sıra çizgi çalışmasını tamamlayabilmesi çok önemli. 

BIRAKIN HATA YAPSIN

Ödevlerle yeni tanışan çocuğunuza “hadi otur ödevini bitir” gibi sert ve emir içeren bir yaklaşımdan kaçınmalı. Bu tip bir yaklaşım yerine önce birlikte oturun, birlikte ödevlerine bakın. Bir süre sonra siz yanında oturarak kitap okuyabilirsiniz.

Daha sonra “Sen devam et, benim biraz işim vardı onu halledip geleceğim.” diyebilirsiniz.

Böyle bir geçiş hem sizin hem de ödevle ilk defa tanışan çocuğunuz için yumuşak bir geçiş olabilir. 

Tamamen çocuğu ödevlerle baş başa bırakıp gitmek de doğru bir tutum değildir. Başında bekleyip kontrolcü bir tavırda bulunmak da doğru değildir. 

En makulu adım adım uzaklaşılarak geliştirilen bir sistemdir. 

ÖDEV KONTROLÜ

Ödevlerini yapıp yapmadığına göz atın ama eleştirel bir gözle ve tavırla değil. 

“Eksik bir yer kalmış mı, gel birlikte bakalım” gibi bir yaklaşım yerinde olacaktır. 

Bu kontrol esnasında yanlış bir şeyler görürseniz düzeltmeyin. Öğretmenlerin bu yanlışları görmeleri çok önemli bir fırsattır. Ona doğrusunu öğretmeye kalkmayın. Kendi yanlışlarını görmek ve fark etmek fırsatı tanıyın. 

ÖĞRETMENLERİNİ ZİYARET EDİN

İmkanlarınız dahilinde öğretmenlerinden randevu alarak en fazla 2-3 haftada bir ziyaret edin. Öğretmenlerine çocuğunuzun 0-6 yaş hikayesini aktarın. Öğretmenleri, filmi yarıdan değil en baştan izlesinler. 

ÇOCUKLARINIZIN YANINDA KONUŞTUKLARINIZA DİKKAT EDİN 

Çocuklarınızın yanında okulunu, öğretmenlerini, eğitim sistemini sorgulamayın. Yaptığınız yorumlara da mutlaka dikkat edin. Onların okula ve öğretmenlerine olan güven duygusu zedelenmemeli. Çocuklar onlara güvenmek zorundalar. Başarı ve huzur ancak bu şekilde gelir. 

OYUN OYNAMAYA DEVAM

Ellerinden çocukluklarını almayın. 11 yaşlarına kadar spontane oyun hayatın her alanında onların dünyayı keşifleri için kullanacakları en önemli şey spontane oyun hem teorik hem de gelişimsel bir süreçtir. Odasını düzenlerken “Artık oyun bitti, ilkokula başladın, oyuncaklarını kaldıralım.” yerine “Kitapların ve defterlerin için şu raflarda yer açalım mı?” diyebilirsiniz.  

SONSÖZ: Çünkü onlar hayatla baş etmeyi okulda, sıralarında öğreniyorlar. 

Hazırlayan: Özge Özay Sökmen