KategorisizÖzge Özay SökmenYazarlar

Çocuğunuz, birinci sınıf öğrencisi olmadan önce okuyun!!!

Başarı nedir?

En son Zeka Kongresi’ne dair gözlemlerimi aktardığım yazımda zeka çeşitlerinden bahsetmiş, çocuklarım ve yetişecek diğer çocuklar için zekadan ziyade yaşam becerisine değinmiştim. Çünkü aslında önemsememiz gereken bu! Zeka geliştirilebilir bir şeyken yaşam becerisi belli bir yaş aralığında edinilemezse sonra edinilmesi çok daha zor olabilen bir olgu.

Bütün bu söylediklerimden sonra başarı nedir sorusunun cevabını size çok net verebilirim. YAŞAM BECERİSİDİR.

Geçtiğimiz yıl Duru hazırlıktaydı. Yıl boyunca onun edinmesi gereken beceriler konusunda bildiğim tek bir şey vardı. O da disiplin. Disiplin deyince çoğu ebeveynin aklına katı kurallar, sertlik ve ceza gelebilir. Aslında disiplinin kelime anlamı TDK’da; “Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı…” Düzen deyince ise aklımıza daha pozitif düşünceler geliyor. O zaman disiplin aslında bir düzenler bütünü. Kurallar bütünü. Kuralsız yaşantılar insanlara huzursuzluk verirken, kurallar bütünü halinde yaşamak ise huzur verir. Okulda, parkta, trafikte, ofiste, devlet dairelerinde bizi uyumlu ve huzurlu kılan kurallardır. Bir adım sonra başımıza neler geleceğini tahmin edebilmek, sınırlarımızın olması ve yaşamımıza müdahale edilmeyeceğini bilmek ise bireysel huzuru doğurur.

İlkokul 1. sınıfın neler getireceğini bilememekle birlikte heyecan ve korku içerisindeydim. Bilmediğim yerden soracakları kesindi. Ben de bu kaygılarımı en aza indirecek yolu seçmiştim; Duru’yu duygusal, sosyal olarak hazırlamak. Bilişsel olarak hazırlayamazdım çünkü bu benim işim değildi. Şimdi sizlere bu süreçte neleri önemsediğimi neleri önemsemeniz gerektiğini yeni mezun bir çocuk gelişimci olarak açıklamaya çalışacağım.

ERKEN KALKMA VE SABAH KAHVALTISI ALIŞKANLIĞI

Bir çocuğa edindirilecek en güzel alışkanlık kahvaltı alışkanlığıdır. Hayatları boyunca erken kalkmak zorunda kalacak olan çocuklar, vücudun dinlenmiş olma haline alışmalı ve gün boyu ihtiyaç duyacakları enerjiyi gece uykusunda depolayabilmeli. Hazırlık sınıfındayken okulda kahvaltı ettiği halde ben her sabah uyanma alarmını sevdiği bir şarkı ile kurarak, erken kalkıp kahvaltı etmesine yardımcı oldum. Yardımcı oldum diyorum çünkü sadece alarmı kurup baş ucuna koydum. Gidip uyandırma çabasına girmedim, o anı bir savaş haline getirmedim. Yumurtasını sevdiği şekilde kırdım, yanına bazen ekmek bazen simit, salatalık, domates ve peynir koydum. Bir bardak süt ve bir bardak suyuyla hazır ettim. Aynı tabağı ilk sene kendime de yaptım. Onunla birlikte her sabah (küçük olan özgürdü çünkü onun daha birkaç yılı vardı.) kahvaltı ettim. Bu alışkanlık bir yıl boyunca oturma evresindeydi. İlkokul 1. sınıf başladığında ise Duru sabahları kendi kalkıyor kendi hazırlanıyor ve kahvaltısını ediyordu, hala öyle.

KİŞİSEL BAKIM BECERİSİ

Çoğu insan için çocuklarına diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak çok zor bir olgu gibi gelse de aslında durumu kendi “SORUN” algımızdan çıkardığımız an sorun olmaktan içgüdüsel bir davranışa dönüşebiliyor. Diş fırçalamak için sadece 1 diş fırçası ve 1 çocuklar için diş macununa ihtiyacımız var. Gerisi teferruat. 7 yaşında bir çocuk günde iki kere diş fırçalaması gerektiğini biliyor ve uyguluyor olmalı. Bunun oto-kontrolü yerleşmiş olmalı. Sabah kahvaltıdan sonra, akşam da yatmadan önce dişlerini kendi başına fırçalabiliyor olmalı.

Gelelim kişisel bakımın diğer öğelerine, duş, saç tarama, tuvalet temizliği. Geçen senenin ortasında kendi başına duş alabileceğini söylediğimde ne kadar sevindiğini dün gibi hatırlıyorum. Saçını şampuanlama, vücudunu yıkama ile ilgili tüyoları verdim ve o gün bugündür, sadece bugün banyo günü diye hatırlatıyorum.

Tuvaletlerini zaten kendileri yapabiliyorlar peki ya temizliği? Siz kız çocuğu için temizliği ve oğlan çocuğu için temizliği onlara göstererek öğretin. Gerisi kendiliğinden gelişiyor. Sadece yermeden, teşvik edin yeter.

Gelelim saç taramaya evet saçlarını tarayabiliyor ve hatta bağlayabiliyor olabilirler. İnce, kaba motor becerileri bu yaş için uygun ama ben onlarla geçirdiğim vakitlerde en sevdiğim şey saçlarını taramak. Küçükken anne olduğuma dair hayaller kurardım. Bu hayallerimde ki anne figürü kızlarının saçlarını okşayarak taradığım, “nasıl bağlayayım” diye sorup bu sürede sohbet ederek paylaşım içinde bulunabileceğim anlara yönelikti. Ben de bu hayalleri gerçekleştiriyorum. Bu işi seve seve üstlendim. Ben yapacağım artık diyene kadar da yapmayı planlıyorum.

KENDİ İŞLERİNİN SORUMLULUĞUNU ALMA

Özellikle kendi işi tanımını kullanmak istedim. Eğer ödev sizin sorumluluğunuz olsaydı ebeveyn işi derdim. Ama ben onun işi dedim çünkü onun işi. Ödev, çantasının hazırlığı, malzemelerinin durumu, ihtiyaç duyduğu malzeme temini, hatta forma takibi. Bütün bunların takibi için yaşı, gelişimi uygun. Yeter ki ona, bunları kendi kontrolüne alacağı ortamı sağlayın.

  • İhtiyaç listesi: Biten malzemelerini yazabilir, size iletir böylece aylık veya birkaç ayda bir yapacağınız kırtasiye ziyaretlerinde ihtiyaçlarını giderebilirsiniz. Siz yine de bu kırtasiye ziyaretlerinden önce “Kırtasiye için son çağrı, ihtiyacı olan varsa söylesin.”  diye çağrı yaparsınız.
  • Haftalık Plan: Odasına hazırladığınız, anlayabileceği şekilde, ikon ve renklerle süslediğiniz bir plan asın. Planda ayrıntılı, günler, günler üzerinde kurslar, saatleri, hangi gün hangi forma giyileceği, hangi derslerin olduğu gibi ayrıntılı bir görsel olursa bir gün önce oraya bakıp hazırlığını yapabilir.
  • Kirli Sepeti Uygulaması: Bu uygulama ile ona ait bir sepeti odasına koyar, her gün veya gün aşırı giysilerini oraya atması gerektiğini, böylece sizin çamaşır yıkarken onlara kolayca ulaşıp, okul için de temiz kıyafet bulundurmanızı sağlayacağını söylersiniz.

ZAMAN YÖNETİMİ YAPABİLME

Bu kısım benim en çok zorlandığım kısımdı. Bütün gün dersten derse girip, dört duvar arasında sıkılan, yorulan çocuklarınız eve gelir gelmez ya TV’ye ya da oyuna saldırıyorlar. Bunun önceliğini kendisi belirleyecek. Zaman yönetimini öğretmek durumundayız sevgili anne babalar. İşte bu kendiliğinden gelişen bir yönetim değil. Zamanla, hatırlata hatırlata, en çok da dene-yanıl yoluyla öğrenilecek bir şey. İlk başlarda eve gelecek siz ona hatırlatacaksınız, belki dikkate almayacak, oyun oynayacak, ödevlerini geçe bırakacak. Uykusu gelecek ya uyuyacak, ya da geç saatlere kadar ödevleriyle uğraşacak. Şimdi iki türlü de sonuçlarına o katlanacak. Ertesi gün okula gidip ödev yapmamanın sonucunu da o yaşayacak, geç saate kadar uyumayıp ertesi gün yaşadığı yorgunluğun da. Bu yöntemi kontrollü olarak uygulayın. Kontrol dedim, seçimleri ve sonuçlarıyla ilgili defalarca konuşmak gerekebiliyor çünkü.

Bütün bunları neden önemsemeliyiz, öncelikle gelecekte olacakları bireyin yaşam kalitesi ve becerisinin yükselmesi için. Her zaman yanlarında olmayacağımız için, bunları yapabiliyor olmaları gelecekte çok daha iyisini yapabilecek olduklarını gösterir. Yoksa en basiti ne biliyor musunuz? Bedene biraz yüklenip, çantasını akşamdan hazırlamak, eksiklerini tamamlamak, formasını baş ucuna hazır bir şekilde koymak, unuttuğu ödevlerini yapmak/okula yetiştirmek, projelerin takibi, iş görüşmesine onunla gitmek, nikah masasında terini silmek, çocuklarına da aynısını yapmak. Çünkü biz iyi ebeveyniz ve bunlar görevlerimiz. Bence bu konuyu bir düşünün hangisi daha etki yaratan ebeveynlik…

*Siz bunları okuduktan sonra bana geri bildirimde bulunursanız belki bununla ilgili Instagram ve Facebook da bir canlı yayın ile soru cevap da yapabiliriz. Ne dersiniz? Lütfen bana yazın; ozge@moicocuk.com

Sevgiler

Özge Özay Sökmen