KategorisizYaprak KaramanYazarlar

Sana söz yine baharlar gelecek…

833946FE-5FC5-4586-AA65-F715DF215B9C

Nasıl anlatsam, nereden başlasam….?

Çok uzun zamandır dilimde aynı şarkı, sesli bir şekilde söylemediğim zamanlarda da kafamın içinden MFÖ söylüyor. 2019’u berbat bir şekilde bitirmiş olduğumuz için ailecek* yeni yeni toparlandığımız bu günlerde önce depremle başladı 2020’nin sarsıntıları. Ardından sınırların ötesine gönderdiğimiz ana kuzularını bayrağa sarılı geri aldık ülkeye. Yetmedi dünyanın taa öbür ucundaki hastalık yavaştan yavaştan geldi buldu bizi de. 

Daha neler gelir başımıza acaba diye düşünmeye başladık sonra. Akıl tutulması, kalp sıkışması, nefes darlığı, öfke,çaresizlik ardı ardına gelen ve ezberlenen duygular oldu ruhuzmuzda.Kendi psikolojimi sağlam tutmaya çalışyorum. Zor geliyor bazı günler elbette. Yeter diye bağırmak, yastıkları yumruklarken avazım çıktığı kadar ağlamak istiyorum. Bir köşeye sinip oturmak, boş gözlerle saatlerce duvardaki resme bakmak istiyorum. Sonra bir ses geliyor yan odadan. ‘Anneeeee, yeleğimi bulamıyorum.’ İşte o beni çağırdığını belli eden kelime ile gerçek dünyaya dönüyorum. ‘Anne’

O, anne dediği anda görünmeyen bir oksijen maskesi beliriyor bir anda. Maskeyi kendime takıp derin bir nefes alıyorum sonra gidip yeleğini bulmasına yardım ediyorum. İçimdeki korkuları, endişeleri, cevabını bulamadığım binlerce soruyu saklama kutularına koyup süregelen hayata dahil oluyorum.

Bu kadar tersliğin olduğu şu son birkaç ayda olabildiğince sakin kalmaya, hayatı normal akışında sürdürmeye gayret ediyorum. Yapmaya çalıştığım şey kızımı toz pembe bir dünya olduğuna inandırmak değil, zor anlarda güçlü olmak gerektiğini anlatmaya çalışmak. Yıkılmışlığı, çaresizliği, korkuları saklamak değil bahsettiğim, kriz anında soğuk kanlılığını korumayı öğretmek. Aksine içinde bulunduğumuz bu salgın ortamından o kadar çok korkuyorum ki bu korkumu saklamıyorum ondan sadece bu kadar korkmama rağmen bu durumda nasıl sakin olmam gerektiğini anlatıyorum.

Yaşadığımız her kötü an o esnada dünyanın sonu gibi gelse de sonraları bizi olduğumuz insan yaptığı için kıymetli. Başımıza gelen her terslik, yolunda gitmeyen her iş onu yaşayana bir şeyler katıyor buna inanıyorum. Hayır, Pollayancılık değil demek istediğim. Demek istediğim, olumuzluklar sonrasında kötüyü,acıyı beslemek yerine önüme bakmam gerektiğini bilmek. Acılara tutunarak yaşayamam fakat onların beni nereden nereye getirdiğini de unutamam. 

Çok zor bir dönemden geçiyor dünya, bilmediğimiz, çaresiz kaldığımız bir dönemden. Hepimizin panik olup aklını yitirmekle, aman banane dediği o ince süreçten geçiyoruz. 

Yapılması gereken bu salgın ya da karantina anında sakinliğimizi koruyup tedbiri elden bırakmamak. Süregelen durum neden böyle olduğunu çocuklarımıza anlatıp, hayatı olağan akışında yaşamaya çalışmak.  Neden evden çıkmadığımızı, neden çok sevdiğimiz insanları sadece telefondan görüp konuştuğumuzu, okula neden gitmeyip tabletlerden ders işlenmeye başlandığını anlatmak gerekiyor. 

Bunların hepsinin daha kötü şeyler olmasını önlemek için alınan tedbirler olduğunu, aile olarak bir arada olduğumuz her an ve her mekanda mutlu olduğumuzu belirtmek gerekiyor.

En kısa sürede bitsin gitsin dediğimiz bu günlerde aile olarak birbirimize tutunalım, sakinliğimiz koruyup, evimizde kalıp anın tadını çıkaralım. 

*2019 yılının son günü eniştemi kaybettik. Beklenmeyen,aniden gelenlerden bir kayıp. 26 yıl önce yaşadığımız kaybın aynısını tekrar yaşadık maalesef. Bir babayı, bir eşi, bir ağabeyi sonsuza uğurladık. Bir yanımız eksik devam etmek zorunda olduğumuz hayatımızda daha fazla ‘neden’ diye sormayacağımız günler gelsin istiyorum artık. Bu sefer bağıra çağıra söylüyorum şarkımı ‘Sana Söz Yine Baharlar Gelecek’  

Sağlıklı, sakin ve evinizde kalmanız umuduyla…..

Yaprak Karaman