Söyleşi

ib

Ekranların Sevilen Yüzü İsmail Baki Tuncer’le BABA olmayı konuştuk…

Biz onu komik halleri ile tanıyoruz, ancak perdenin arkasında o iyi bir eş ve harika bir baba, İsmail Baki ve eşi ile çok güzel bir söyleşi yaptık… 

Moi Çocuk: Herkes sizi gülerek izliyor. Güldürmek sizi mutlu ediyor olmalı?

İsmail Baki: Küçük yaşlarda insanları güldürmeyi sevmeye başladım aslında. İnsanları ağlatmak daha kolay, güldürmek çok zor bir şey. Bir nebze de olsa, onları güldürmeyi, dertlerini unutturmayı seviyorum.

Moi Çocuk: “Sabit Kanca 2” son filminizdi, yakında bir sinema filmi veya tv şovu projesi var mı?

İsmail Baki: Birçok sinema senaryosu geliyor. Fakat içime sinmesi gerek, bu yüzden doğru senaryoyu bekliyorum. Bana yolda yürürken de soruyorlar “Ağabey yok mu bir film veya tv programı? Özledik yap bir şeyler” diye. Bir, hatta kısmetse birkaç tv projesi var. Önümüzdeki kısa süre içinde başlayacağız.

Moi Çocuk: Televizyondan tanıdığımız, güldüren İsmail Baki Tuncer var ve bir de baba İsmail Baki var. İki tane çocuğunuz var Arda ve Azra. Kaç yaşlarındalar? Sanırım Arda büyük, aranız nasıl?

İsmail Baki: Arda 12, Azra 8 yaşında. Normalde kız çocukları babaya daha düşkündür derler, fakat bizim çocuklar hem anaya hem babaya çok düşkünler. Survivor’ a gittiğimde beni doğal olarak çok özlemişler, benim de çok özlediğim gibi. Ben orada yemek yiyemediğim için onlar da üzülüp yemek yemek istememişler çoğu zaman.

Yarışmadan sonra eve ilk girdiğim günü unutamam, yarım saat, hiç bırakmayacakmışçasına sarıldık.

Moi Çocuk: Nuran Hanım, İsmail Baki nasıl bir eş ve nasıl bir baba?

Nuran Tuncer: Evliliğimizde 14 seneyi devirdik. İyi kalpli, duygusal ve yufka yürekli bir insan. Çok iyi bir hayat arkadaşı. Evle alakalı olsun, işle alakalı olsun bazı durumlarda ufak tefek fikir ayrılıkları her ailede olduğu gibi bizde de var. Bizim için en doğrusunu bulmak yolunda durumu tartışarak çözümlüyoruz. Çocuklarına “Ben ünlü biri olabilirim ama sıradan bir insanım.” diyerek mesaj veren mütevazı bir baba. Çocuklarına karşı çok merhametli ve sevgi dolu bir insan.

Moi Çocuk: Nasıl büyüyorlar? Yani onlarla nasıl vakit geçiriyorsunuz? Bize bir hafta sonunuzu anlatır mısınız?

İsmail Baki Tuncer: Arda’nın artık olgunlaştığını aramızdaki muhabbetlerimizden anlıyoruz. Arkadaş oluyoruz bazen, Play Station maçları yapıyoruz vs. Azra bugünlerde sorgulamaya başladı hayatı. Ona nasıl anlatacağımızı bilemediğimiz sorular soruyor 🙂 Hafta sonları çok erken kalkmıyoruz, haftanın yorgunluğunu atmak için. Güzel bir kahvaltıdan sonra hava güzelse dışarı çıkıyoruz onları eğlendirmek için. Evde olduğumuz zaman mutlaka beraber vakit geçirecek bir şeyler buluyoruz. Arda sihirbazlık gösterileri yapıyor bazen, Youtube kanalı var Oyun GO adında. Ona oyun videoları vs. çekiyoruz bazen. Benim Youtube kanalı (ismailbakiofficial) abone sayısını geçmeye çalışıyor azimle 🙂 Azra da genelde annesinin ve benim de içinde olduğum resimler yapıyor boş zamanlarında.

Moi Çocuk: Evde işbirliği var mı? Eşinize nasıl yardımcı oluyorsunuz?

İsmail Baki Tuncer: Tabii ki işbirliği var. Nuran’ a genelde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. İnsan hayatındaki en güzel kadına, hayat arkadaşına her koşulda yardımcı olmalı.

Moi Çocuk: Bakalım Nuran Hanım katılıyor mu size? (gülüşmeler) Çocukların hangi tür bakımlarında size destek oldu, oluyor?

Nuran Tuncer: İsmail Baki çocukların doğumlarından bu yana her türlü ihtiyaçlarında, bez değiştirmek, yemek yedirmek, banyoları, ödevleri vs. her türlü konuda beni yalnız bırakmadı. Biz çocukları dışarıdan (dadı vs.) destek almadan kendi kendimize el birliğiyle büyüttük ve öyle devam ediyoruz.

Moi Çocuk: Kız çocukları babaya düşkün olur derler, siz de Azra’nın ilk prensi misiniz?

İsmail Baki Tuncer: Daha önce de söylediğim gibi, bizim çocukların ikisi de hem bana

 

Nuran’ a çok düşkün.. Kız çocuklarının ilk prensi genelde hep babalardır, Azra’ nın da ilk prensi tabii ki benim.

Moi Çocuk: Yıllar öncesine gidelim, bize ilk baba olduğunuz, bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınız anı ve duygularınızı tarif eder misiniz?

İsmail Baki Tuncer: Arda’yı ilk ameliyathaneden gelen asansör kapısı açıldığında gördüm. Heyecandan ne yapacağımı bilemiyordum, anlatılamayacak, tuhaf bir duygu. İlk kucağıma aldığımda gözlerim yaşardı, çok duygulandım. Çok uç bir duygu. Peki ilk “ben baba oldum” dediğiniz an? İsmail Baki Tuncer: Normalde çok süratli araba kullanırım. Arda bebekti, hızlı araba kullanmak zorunda olduğum bir gün aklıma birden Arda geldi! Dedim ben ne yapıyorum! Hemen yavaşladım. Belki de o an baba oldum. Anne ve babalar mutlaka birçok durumda çocuklarını gözlerinin önüne getirmeli, hayat daha güzel oluyor, denedim işe yarıyor. Kesin bilgi.

Moi Çocuk: “Komik bir baba” mısınız, evde de size gülerler mi?

İsmail Baki Tuncer: Benimle birlikte evde komik olan üç kişi daha var aslında. Ailece komiğiz desek yeridir. Genlerde bir problem var sanırım.

Moi Çocuk: Sizi ekranda görünce ne hissediyorlar?

İsmail Baki Tuncer: Alıştılar artık, hiç oralı olmuyorlar, rutin oldu çocuklar için. Azra daha küçükken ” Baba sen şu an buradasın, hem de orada! Nasıl oluyor bu?” diye şaşkınlık içinde izliyordu beni…

Moi Çocuk: Otoriter bir baba mısınız? Evde otorite kimdedir, evde kötü polis iyi polis kim?

İsmail Baki Tuncer: Genelde otoriteyi sağlıyoruz. Bazen otoritenin sarsıldığını fark ettiğimizde iyi polis kötü polis değil, ikimiz de kötü polis oluveriyoruz. Birimiz bir şeye kızdığında diğerimiz destek veriyor. Başa çıkmak zor zamane çocuklarıyla. Diğer anne babalara tavsiye ederim.

Moi Çocuk: Çocuklar konusunda fikir ayrılığına düştüğünüz zaman nasıl bir çözüm buluyorsunuz.

Nuran Tuncer: Çocuklar konusunda fikir ayrılığına düşmüyoruz desek yeridir. Ben çocuklara bir şey söylediğim zaman İsmail bana, İsmail bir şey söylediği zaman ben İsmail’ e destek oluyorum. Olayları bu şekilde çözüyoruz.

Moi Çocuk: Türkiye’de ebeveyn olmak …… desem ne derdiniz?

İsmail Baki Tuncer: Ülkemizde ebeveyn olmak hem kolay hem de zor. Maddi güce bağlı biraz. İmkanları olan aileler çocuklarını iyi okullarda okutabilirken, imkanı olamayan aileler bunu yapamıyor. Hatta okuma çağında birçok çocuk, imkansızlıklardan dolayı maalesef çalışmak zorunda kalıyor.  Bu şekilde büyüyen çocuklar hayatın gerçeklerini erken yaşta öğrenmek zorunda kalıyor. Çocukluklarını yaşayamadan büyüyorlar. “Durumu olmayan bir baba, çocuğuyla oyuncak dükkanlarının önünden geçmemeye gayret gösteriyor.” Aslında son cümlem bence bu sorunuzu çok güzel özetliyor..

Moi Çocuk: Sizi tanıdığımız için çok mutlu olduk, son olarak okurumuz olan anne ve babalara söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Nuran Tuncer: Aile çok kutsal bir müessese. Aile kavramının yıprandığı bu dönemlerde, çocuklarımıza ailenin ne kadar önemli bir şey olduğunu aşılamamız lazım ki, onlar da büyüdüklerinde, çoluk çocuk sahibi olduklarında bu kavrama değer versinler. Vatana millete hayırlı bir evlat olsunlar. Buradan tüm okurlarınıza sevgiler.

İsmail Baki Tuncer: Birçoğumuz işlerimizden dolayı çocuklarımızla çok vakit geçiremiyoruz. Evlat bizim her şeyimiz, yaşama sevincimiz. Onlara elimizden gelenin fazlasını vermemiz lazım manevi anlamda. Ne yapalım edelim onlar için mutlaka vakit bulalım, onları sevgiyle büyütelim. Allah hepimizin çocuklarını bağışlasın.

Moi Çocuk: Bu sıcak sohbet için teşekkür ederiz…

Nuran & İsmail Baki: Biz de size çok teşekkür ederiz.