Söyleşi

Kırmızı Bisikletim

Untitled-8

Şehrin kötü enerjisi, hayatın hızı ve tek düzeliğinin, birbirine benzeyen günlerin yıllara dönüşmekten başka bir ilerleme göstermediğini, böylece sorunların şikâyetten öteye gidemediğini fark eden Mehmet Yapar; 70’lı yıllardan beri pedal çeviren kırmızı bir bisikletle karşılaştı.

Moi Çocuk: Merhaba Mehmet Bey sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kırmızı bisiklet ile İstanbul’u keşfetmeden önce neler yapardınız?

Mehmet Yapar: Yaş 36 yolun yarısı diyorlar ama yolun uzunluğu tam nedir bilmediğim için yarısında mıyım, ortasında mıyım yoksa daha yolun başında mıyım bilemiyorum. 5 Şubat 1981’de Ankara’da sabaha karşı doğmuşum.  Doğduğumda ailede bir birey daha varmış abla diyorlarmış ona zamanla öğrendim. Başlamışım hayat sınavına. İlk-orta-lise eğitimi mi Ankara’da, 2 yıllık yüksekokul eğitimimi İstanbul’da aldım.  Sonrasında grafik-tasarım sektöründe işe atıldım. Dergi tasarım, kurumsal kimlik gibi işler. Kısa bir askerlik molası ve tekrar iş hayatı.  Yaratıcılık ve sosyal sorumluluk adına kendimce çok güzel işlere imza attığımı düşünüyorum. “Zaman dolmadan 200 fidan” adlı çevre etkinliği, güneydoğu ve doğu Anadolu’daki çocuklarımıza okul-giyim vs yardımlarımız, betona inat yeşil giy adlı çevre etkinliği vs. Evlendim hayatım anlam ve sorumluluk kazandı. Sonra canıma can olan kızım dünyaya geldi. Ve parti yeni başlıyordu. Kızım için her şey adlı sahneyi oynamaya başladım. Şimdilik giriş sahnesindeyiz. Oyunu sahnelerken bir anda boşluğa düştüğümü hissettim. Elimi hangi dala atsam boş gelmeye başladı. Derken son bir hamle ile düşmeme yakın sağlam bir dal tuttum. O dal beni güzel insanlarla tanıştırmaya ve beni o boşluktan alıp düzlüğe çıkmama yardımcı oldu. Kim dersiniz; benim için anlam yükü olan dostum @kırmızıbisikletim…

Moi Çocuk: Kırmızı Bisiklet’in hikayesi nedir?

Mehmet Yapar: @kırmızıbisikletim ile hayat serüvenimiz tam 2 yıl önce başladı. O an ki amacım sadece o boşluğu doldurmak biraz da olsa nefes alabilmekti. Bu hayat yolculuğunda ki yalnız ilerleyişimize arkadaş olmasıydı. Oldu mu hem de çok iyi bir arkadaş oldu. Ben ağladım o ağladı, yoruldum o da yoruldu, dertleştim o da dertleşti, düştüm o da benimle düştü. Anlayacağın benim sağ kolum, yol arkadaşım, dert ortağım oldu. 2 yıllık yüksekokul grafik tasarım da aldığım bilgiler bu dönemde hemen devreye girdi. İlk çıktığım yolculukta, her zaman araba ile geçtiğim yolları bu sefer kırmızı bisikletim ile geçerken anladım ki meğerse ne güzellikler varmış da; hızlı gitmekten göremiyormuşuz. Sahile indim kız kulesinin karşısında bir fotoğraf çektim kırmızı bisikletim ve kız kulesi. Sosyal medya’da fotoğrafı paylaştım ve herkesin hoşuna gitti. Dediğim gibi amacı yoktu sonra gezdiğim her yerde güzel sanatsal fotoğraflar çekerek paylaştım. Ve zamanla çok beğenildi. Yeni insanlar, hayatlar, acılar, mutluluklara şahitlik ettim. O boşluktan düzlüğe çıktım. Şuan itibari ile 45.500 civarında güzel dostlarım oldu. Bu güzel hayat yolculuğunda artık kırmızı bisikletim ile yeni hayat hikayelerine, sosyal sorumluluklara, şehirlere, ülkelere yol almaya devam edeceğiz inşallah. Ve serüvenimizin sonunu bir kitap ve sergi ile sonlandırmayı ve gelirlerini de bağışlamayı düşünüyorum.

Moi Çocuk: Kırmızı bisiklet ile birçok güzel şeye vesile oluyorsunuz? Nasıl örgütlendiniz ve neler yaptınız?

Mehmet Yapar: Güzel işlere imza atmam tamamıyla bir tesadüf. Bir sponsor desteği vs olmadan sadece sayfamda benim tanıdığım insanların bana ciddi anlamda ihtiyacı olan insanları sorarak buluştuk. Ben onları sadece sayfamda duyurdum. Geri kalan bütün her şey takipçilerimin duyarlılığı sayesinde oldu. Bir örgütlenme vs yok yani, sadece yürek örgütlenmesi var diyelim.

Moi Çocuk: Bir de kızınız var, o ne diyor bisikletinize ve yaptıklarınıza?

Mehmet Yapar: O da çok mutlu. Bisikletimi çok seviyor. Havalar müsait olunca arkamda onu gezdiriyorum. Bazen televizyondan bazen de yazılı basından yaptıklarımı işitince bana sarılıyor seni çok seviyorum diyor. Bazen de takılıyor. Bugün bir televizyona çıkacağım izle beni olur mu diyorum. O da bana cevap olarak canlısı ile her gün beraberiz ben alıştım artık diyor.

Moi Çocuk: Kendinizi nasıl bir baba olarak tanımlarsınız?

Mehmet Yapar: Arkadaş bir baba olarak tanımlarım. Kızım benim arkadaşım. Ben onun hayatında gücümün yettiğince doğruları göstermeye gayret edeceğim. Yanlışları da tabii. Aramızda kesinlikle gizli hiçbir şey olmayacak, cezalar da. Ne yapmak istiyorsa ilk beraber deneyimleyeceğiz. Sonrasında kendi ayakları üstünde duracak. Tabii arkasında hep olacağım inşallah.

Moi Çocuk: Birey olarak mutluluklarımızı hep bir şeylere bağlıyoruz. Siz? Bunu yapıyor musunuz?

Mehmet Yapar: Mutluluk aslında gökyüzündeki göremediğimiz zerre tanecikleri gibidir. Milyonlarca vardır. Fakat o kadar yoğunuz ve o kadar hızlıyız ki göremiyoruz. Ta ki şöyle ciddi bir mola verince güneşin evin bir penceresinden süzdüğü zaman görüyoruz o zerrecikleri. Onun için güneşin süzmesini beklemeden ben güneşin çok olduğu yerlerde olmaya çalışıyorum. Çünkü mutluluk her yerde..

Moi Çocuk: Geleceğe dair, insanlara dokunduğunuz proje ve planlarınız var mı?

Mehmet Yapar: Köy okullarını ağaçlandırma projem var. İlk önce o köy okulunda okuyan çocukların hayallerine dokunup sonrasında okulu ağaçlandırıyorum. Yakın zamanda Şanlıurfa’nın bir köy ilkokulunu, öğretmen ve öğrencileri ile 45 adet çam fidanı ile ağaçlandırdık. Herkesin bir ağacı oldu ve çocuklar ağaçlarına isim de koydu. Hepsi ölümsüz çocuklar oldu. Doğa sevgisi ve sorumluluk duygusunu kazandılar. Çok mutluyduk çok. Bu proje var olduğum sürece devam edecek. Çocukları ve öğretmenleri ve takipçilerimi ölümsüz yapmaya devam edeceğim. Olur da bir sponsorum olur ise daha çok okulu ağaçlandıracağım.