Ayhan Yalçınkaya

Bir Işık Geçti Hayatımızdan

İsim koymayı bilemedim hislerime.

Hem eşim hem ben.

Bilemedik ikimiz de.

Hiç beklenmedik bir haberle,

Yeni uyanmış gibi,

Yarı burada yarı değil gibi geziyorduk.

Pozitifmiş, iki çizgi!

Birkaç gündür ağır mide bulantısı vs.

Sonunda test kullanmış.

Bana Whatsapp’dan bu fotoğrafı gönderdi.

Test sonucu!…

Turquinho’da bu kadar ağır bir başlangıç olmamıştı.

Düşünmeye başladık yeni haberle hipnotize olmuş kafalarla.

Ne yapacağız diye.

İkimiz de biliyorduk böyle bir durumda İstanbul’da her şeyin nasıl işleyeceğini.

Adım adım nereye gidileceği,

Neyin nereden alınacağı,

Bütün ihtiyaçları,

Aşağı yukarı fiyatlarına kadar biliyorduk.

Fakat burada her şey başka!

Diye düşünüp, konuşup atlıyorduk konudan konuya…

Konuştuk, konuştuk, konuştuk…

Bir şey değişmedi.

Taa ki doktora gidene kadar.

O küçük şeyi ultrasonda görene kadar.

Ah o ultrason görüntüleri.

Elimin içinde eşimin eli,

O ultrason ekranına bakıyorum.

Vapurun tam olarak yanaşmasını bekleyemeyen aceleci insanlar gibi birbiri ardına sahneler atlıyor gözümün önünden;

Turquinho’ya hamilelik zamanlarından sahneler, hisler…

Kontrollerden, bize yaşattığı mutluluktan sahneler.

Şimdi yine aynı heyecan…

“bu sancılı geliş bir şey ifade ediyor; kız olacak galiba!”

Diyor eşim.

“Turquinho’dan daha manyak olamaz herhalde.”

Diye geçiriyorum aklımdan.

Yüzümde durduramadığım koca bir gülümsemeyle.

5 haftalık olmuş bile.

Yine bütün planlar değişecek.

Gelen hep böyle bir değişimle geliyor zaten.

Tecrübemiz var.

Fakat bu tamamen plansız gelişin çok daha fazla şeyi değiştireceği kesin.

O gün değil ama ertesi gün garip bir şey oldu

Bunu hiç unutmayacağım!

Sabah kalktık ikimiz.

Evin küçük ön balkonundayız.

Turquinho her zaman yaptığı gibi oynuyor.

Birden durdu,

Gülmeye başladı.

Yukarı bakıyor. “Ciao! Ciao!-güle güle!, güle güle!” tekrar gülüyor.

Sadece güle güle demiyor elde sallıyor.

Kalkıp yanına gittim.

Neye “güle güle” diyor?

Bir kuş gördü de ona mı?

Çünkü sadece insanlara “güle güle” der.

Acaba giden, uzaklaşan hayvanlara da mı söylemeye başladı

diye meraklandım.

Baktım fakat ortada hiç kuş ya da başka bir hayvan yok.

Birkaç saat sonra aynı şeyi tekrar yaptı.

Anlayamadığım bir şekilde gülmeler ve

yine “ciao ciao” diye el sallamalar,

Güle güle demeler.

Neyse… Sonra güne devam ettik.

Ertesi gün aynı şeyleri tekrar yaptı.

Alışık olmadığımız üzere,

Bir noktaya-havaya-bakarak kahkahalar atıyor.

Sonra “güle güle” diyerek el sallıyor.

İki gün üst üste bu hareket

Garibime gitmeye başladı.

Eşime anlattım!!!

İki gündür, gün içi Turquinho aynı şeyleri yapmış ve bunu eşim de görmüş.

Hem de birkaç defa bir anlam veremedik.

Ve bir gün sonra,

Eşimin sancıları arttı.

Normalden fazlaca arttı.

Kanamalar başladı.

Halsizlik ve sancılar başladı.

“Hamileliğin başlangıcıdır.” dedik,

Sabır ettik.

Fakat ertesi gün sancılar daha da arttı.

Doktoru aradık.

O gün öğleden sonraya randevu aldık.

İlk muayene sonrası %90 dedi doktor.

%90

Anladık… Bir ışık geçti hayatımızdan.

Bir güzel ışık… Bembeyaz…

Ama o ışık olarak kalmayı seçmiş galiba…

Bunu anladım.

Öyle mutluysa madem,

ben tekrar geleceği güne kadar onu bekleyeceğim.

Bu Whatsapp mesajımı saklayacağım.

Tekrar geldiğinde ona göstermek üzere…