Yaprak KaramanYazarlar

Aranıza hoş geldim moi çocuk…

yaprak foto

Sen de yazsana… Moi Çocuk’ta yaz işte.

Gözlerimde uçuşan kalpleri, elimin titreyişini, midemdeki kelebekleri gördü mü bilemiyorum bunları söylerken. Bana en büyük hayalimi gerçekleştirebilmek için bir imkân sağladığını farkında mıydı, bilemiyorum. Tek bildiğim yazmak için daha da hevesli olduğumdu artık.

Tam da hayallerden vazgeçmemeli, geç kalınsa bile bir şekilde başlanmalı bir yerden diye sohbet ederken geldi bu teklif. Çocukken en sevdiğim şey okuldan eve gelip günlüğüme o gün olanları yazmaktı. Anlatır, anlatır günler geçince de tekrar okur büyük bir keyif alırdım bundan. Defterlerimin arasında hep küçük notlar olurdu benim; aklıma gelen hikâyeleri ya da o anki duygusal durumumu anlatan birkaç sözü yazdığım küçük notlar.

Yıllar geçtikçe beni mutlu eden şeyin yazmak olduğunu fark ettim, konuşmayı pek sevmem çünkü.

Yazmak,  okumak, kelimeler, ifadeler, anlamlar… İçinde kendimi bulduğum kocaman bir derya benim için. Geç kalmışlık bunun neresinde derseniz bunu meslek olarak seçmememde bence. Okuyup yazmak benim içim çok fazla şey ifade ederken bunu neden mesleğim yapmadım, yapamadım bilmiyorum.

Başımızda kavak yelleri esen zamanlarda geleceğimiz için tercihler yapmamız bekleniyor ya bizden sevdiğim şeyleri değil de o sırada popüler olan bölümleri tercih etmiştim ben de. Şimdiki aklım olsa yapmazdım. Yine de vazgeçmedim yazmaktan çünkü kendi kendime yaptığım terapiydi bu. Mutlu olduğum anları çoğaltmak istedim hep ve yazdım, yazdım. Günün birinde yazdıklarımı başkalarının da okuyacağını hayal ederek.

Yaşadığımız her olay acı ya da tatlı, hayatımıza giren her insan iyi ya da kötü hep bizi daha ileriye götürmek için geliyor başımıza buna inanırım her zaman ve bir kere daha gösterdi hayat bana hayallerimden vazgeçmem gerektiğini.

Bu başlangıç olsun o halde ben yazayım, paylaşalım birlikte. İçimdeki kadını, hala telaşını sabra dönüştürmeyi öğrenen anneyi. Birlikte kuralım hayallerimizi.

Ve hiç unutmayalım hayatın istediklerimizi bize hep vereceğini…  Yeter ki vazgeçmeyelim 😉

Yaprak Karaman