Serpil ErolYazarlar

Ertelenenler zamanı götürüyor galiba…

IMG_0269

Anlayamadığım bazı şeyler var.

Vakit sanki çok yavaş geçiyor gibi ilerlerken, çocuklar bu kadar hızlı büyümeyi nasıl başarabiliyor? Bu konuyu bizim yaşlandığımızı es geçerek konuşmak istiyorum.

Daha dun konuşmayı bilmeyen bu minik insanlar, nasıl oluyor da şimdi bize kafa tutabiliyorlar? Sorularını yanıtlamak gittikçe neden bu kadar zorlaşıyor? Esas ayakkabısını okulda unutup okul ayakkabısıyla eve gelen oğlumu yarım saattir ayakkabısını okulda kimsenin almayacağına ikna etmek neden bu kadar güç? Kızıma artık etek giydiğinde düzgün oturması gerektiğini açıklayabilmek için fazlasıyla çaba harcamamın sebebi nedir?

Ve kıyafetler… Onlar nasıl bu kadar çabuk küçülüyor! Pardon, kızımın dediği gibi “kıyafetler küçülmüyor anne, biz büyüyoruz”. Çocuk haklı hanımlar. Ama yazık değil mi? O çok severek aldığım ve giydirmeye kıyamadığım için kızıma giydiremediğim elbiseyi başkasına verirken ciğerim yanıyor. Kendime o kadar özenerek bir şeyler almayalı yıllar oldu. Ama çocuklar söz konusuysa online, canlı, nakit, taksitli her türlü ihtiyaç olanı veya olmayanı çılgınca alıyorum.

Kendime neden bir şey alamıyorum? Çünkü sağ olsunlar doğumlarından beri veremediğim fazla kilolarım üzerime yapıştı kaldı. Sanırım beni çok seviyorlar ve gitmek istemiyorlar. Bunda o çok sevdiğim çikolatalı kurabiyelerin payı büyük.

Biri 6 biri 3,5 yaşında iki çocuğum var ve ikisi doğduğundan beri de en büyük isteğim zayıflamak, fit bir anne olup saclarımı uzatıp salınmak ve tayt giyebilmek. Saçlarım bir şekilde uzamıyor, o isteğimi eledim. Kaderimde kısa sac var bundan sonra, kabullendim. Ama kilolarla hala inatlaşıyoruz. Sürekli diyete giriyorum iki kilo veriyorum, sonra “zayıflıyorum ben yea” deyip hemen yiyip verdiğim iki kiloyu iki günde geri alıyorum. Sonra yine diyet, yine iki kilo ver, yine geri al. Hayatim iki kilo arasında gidip geliyor. Arada diyetisyene gittim bir iki seans, spora yazıldım bir kaç kez gidip üyeliklerimi tükettim ve o iki kilo dörde kadar çıkabildi. Ama akabinde istikrar sahibi bir insan olduğum için o iki kiloya geri dondum. Senelerdir ayni kiloda olduğum halde de kafamda olan, belki de hayal olan, “nasıl olsa zayıflayacağım” sevdası yüzünden kendime doğru düzgün alışveriş yapmıyorum. Daha doğrusu yapamıyorum. Çünkü giydiğim hiçbir şey mankenlerde durduğu gibi durmuyor. Hatta normal bir insanda durduğu gibi de durmuyor. Kısacası görüntüden hiç memnun olmuyorum. Dolayısıyla alamıyorum. Sonra unutuyorum, evdeyken fark etmiyorum, dışarı çıkmaya karar verince hiçbir şeyim yok krizleri arasında alışverişe çıkıp, bir şey bulamayıp, diyete girip, unutup tekrar yiyip hayatıma devam ediyorum. Olsun içim güzel diyorum teselli olarak.

Ama artık yeter. Erteleye erteleye en son noktam olan “çocuklar okula başlasın spora gidip zayıflayacağım” noktasına geldim.

Başlayacağım artık. Evden çıkabilip, üst sokaktaki spor salonuna uğrayıp bilgi alıp fiyat konusunda da anlaşabilirsem spora başlayıp muhteşem bir anne olabileceğim diye düşünüyorum.

Bir daha ki ay size ‘active wear’ım üstümde, yeşil çayımı içerken fit fit selam yollamayı ümit ediyorum. Beni takip edin anacığım…

Serpil Erol