Özge Özay SökmenSöyleşi

Gebbe Pınar ve “Anne Biliyor Musun?” projesini konuştuk…

IMG_1844

Moi Çocuk: Merhaba Pınar, sen modern ebelerdensin, her şeyden önce de işini severek yapanlardansın. Biraz ebeliğinden bahsedelim mi? 

-Severek yaptığım mesleğimin sizler tarafından görülüyor olması benim için çok kıymetli. 10 yıldır aktif olarak ebelik yapıyorum. Bunun ilk beş yılı özel bir üniversite hastanesinde tam zamanlı çalıştım. Bilinçli anne- destek baba= mutlu bebek=huzurlu aile felsefesi kurduğum okulumda doğuma hazırlık eğitimleri- emzirme danışmanlığı- lohusa destek programları- bebek bakımı eğitimleri ve doğum anında anne ve baba adayının yanında birebir ebe desteği hizmeti vererek Serbest Ebelik yapıyorum. Çiftlerin ve bebeğin ihtiyaçlarına yönelik hazırladığım bu programlarda beni farklılaştıran sanırım. Aileler, kitaplardan, dergilerden, YouTube’dan birçok şey öğrenebilir ama kendi yaşam dinamiklerine uydurmak, kafasında ki soru işaretlerine cevap olmak, kültürüyle öğrendiklerini harmanlaması çok önemli. Burada da, hamilelik ve annelik serüveninde sürekli iletişim halinde olduğu yapay bir zekadan çok, empati kurabilen, yargılamadan dinleyebilen çözüm önerileri sunabilen canlı kanlı bir destek devreye giriyor. O da ben oluyorum işte.

Tabi bu işin profesyonelleşmesinin öncülerinden olarak da görev ve sorumluluğu benim için büyük. Ailelere sağlık profesyoneli gözüyle doğru ve güncel bilgiyi ulaştırmak, ebelik öğrencilerine ilerideki kariyerleri için ışık olmak, değişen ve gelişen dünyada mesleki gelişim ve teknolojileri takip etmek de çok önemli.

Zorlukları var tabi, çok esnek çalışma saatleri, gecenin bir yarısı sıcacık yatağınızdan uyanıp Doğuma gidebiliyorsunuz ya da evinize misafir gelmişken ya da bir düğünde-davetteyken. Ne kadar orada olacağınızı da bilmiyorsunuz bazen on saat bazen ise 22 saat doğumda kalabiliyorsunuz, evde bekleyen bir cücüğünüz varsa onun bakımından sorumlu çok güvendiğiniz desteklere ihtiyacınız var, aman ya ararlar duymazsam diyerek tilki uykusu, doğumun saati belli olmadığı için erken tatil rezervasyonlarınız olamıyor mesela, genellikle eğitimler çalışan çiftlerin saatlerine göre ayarlandığı için akşam saatleri ya da hafta sonu oluyor. Gerçi böylece Pazartesi sendromunuz da olmuyor.

Gebelerinize daha standartları yükseltilmiş hizmet sunabilmek için ise, eğitimler benim için bitmiyor. Farkı sertifika programları, workshoplar. Mesela şu anda Ebelik Yüksek Lisans tez öğrencisiyim, ikinci üniversite ile farklı bir bölüm daha okuyorum.

Bunun dışında Sağlık Bakanlığı ile yürüttüğümüz bir proje de Gebe eğitmenliği yapıyorum. Bir de yeni başlayan göz bebeğim olan başka bir proje var.

Tüm bunlara yetişebilmek içinde, motivasyon şart! İşini sevmek şart! Ben de içsel motivasyonumu Dünya Ebeler Günü’nde doğmuş bir ebe olarak, kendimi seçilmiş olarak görüyorum ve yaptığım işi anlatmak, elimden gelenin en iyisini yapmak için emek sarf ediyorum.

 

Moi Çocuk: Çalışmanın yaradığı insanlardansın. Yer aldığın son proje; Anne Biliyor musun? ’dan bahseder misin biraz?

-Anne Biliyor Musun? neredeyse sekiz aydır titizlikle çalıştığımız Biocodex çatısı altında yaptığımız, Büyükşehir belediyelerinin ve yerel hastanelerin de destek olduğu bir proje oldu. Bizim diyorum çünkü çok sağlam bir ekip var işin mutfağında.

Türkiye genelinde 3759 anneye ve anne adayına bir anket çalışması yaptık. Eğitim ihtiyaçlarını belirledik. Bu anket çalışmasında da gördük ki;

Anneler doğru ve yanlış bilgilerle içsel bir çatışma yaşarken; annelik becerisi konusunda zorlanıyorlar, yoğun kaygı yaşıyor ve günlük yaşam problemlerini çözemez hale gelebiliyorlar.

En temel hedefimiz, anneleri gereksiz bilgilendirmeden kurtarmak ve günlük yaşamı kolaylaştırıcı bilgiler ışığında yol göstermektir. Bu çalışmamızın bir diğer hedefi ise zaten annelerimizde var olan ama görmezden gelinen kendi içsel özü ve anneliğiyle buluşmasını sağlamayı hedefliyoruz.

Moi Çocuk: Neredeyse Türkiye’yi geziyorsunuz, tepkiler ve geribildirimler nasıl? 

-Kasım ayında İzmir’de, yazılı ve görsel basın lansmanı ve ilk Anne Biliyor Musun? Anne bebek seminerini yaptık. Bolca gebenin olduğu, büyükanne ve dedelerin aktif katılımıyla, bebeklerin biz de buradayız mıkırtılarıyla dolu dolu bir salondu. Bir buçuk saat olarak belirlenen akış üç saat sahnede ve sonrası soru cevaplarla aktı gitti. Anneleri tatmin eden bir program olduğunu da gelen annelerin babaların hatta anneanne, babaanne, dedelerden canlı canlı dinledik. Sosyal medya hesaplarında, yazılı basından da geri bildirimleriyle bizlerin yüzlerinde kocaman bir tebessüm ve diğer iller için heyecan yarattılar.

Moi Çocuk: Yakın zamanda programınızda hangi iller var? 

-Ocak ayı itibari ile Türkiye kazan biz kepçe geziyor olacağız. Eğitim için hazırlık yaptığımız illerden bazıları Gaziantep, Şanlıurfa, Kayseri, Bursa, Eskişehir, Mersin. Annelerden gelen, illerden gelen tekliflere göre de rotamızı o yöne çevireceğiz.

Moi Çocuk: Farklı annelerin yüreklerine dokunmak, farklı yaralara iyi gelmek, onlara omuz olmak ne gibi tecrübeler kazandırıyor sana? 

-En çok empati yeteneğimi güçlendiriyor. Olan üç beş tane önyargım da eridi gitti. Başımı yastığıma koyduğuma hissettiğim huzur ile birleşince de hayatta varoluş misyonumu tamamladığımı düşünüyorum.

Sosyal medyada da aktif olmamın rolünün çok büyük olduğunu da söylemek isterim. Hiç tanımadığım belki de hiç yüz yüze gelemeyeceğim annelerin bebekleriyle olan iletişimlerine ilham olmak, emzirmelerine bir yudum süt katmak, yoldaş olmayı seviyorum. Farklı kültürlerle etkileşim halinde olmak çok yönlü düşünmeme de katkı sunuyor.

Doğru bilgi pekiştikçe davranışa döküldükçe anlam kazanıyor. Ebeveynlere güç oluyor, aile ilişkilerini güçlendiriyor. Bu da nice özveri ile büyüttüğümüz çocuklarımızın yarın öbür gün karşılaştıklarında aynı mutluluk süzgecinden geçmiş aile ortamlarında büyümelerinin meyvelerini toplayacağız, şiddeti olmayan, travması az yaşanmışlıklar diyerek geleceğe tutunmamı sağlıyor.