Özge Özay SökmenYazarlar

Çocuğunuzun ilk iş görüşmesine siz de gidecek misiniz?

IMG_0073

Sabahları okul girişinde veli gözlemleri yapıyorum. 15 dakikaya yakın bekliyorum. Bir veli geliyor, bir veli gidiyor.

Her sabah izlediğim; beni bir iki kere yanıltan veli dışında; tablo aynı.

Araba geliyor okulun önünde duruyor. İçinden anne/baba iniyor. Arka koltukta oturan çocuğun kapısı açılıyor. Kemeri açılıp, çocuk dışarıya çıkartılıyor. İçi 10-15 kitap dolu çantasını sırtına takıyor. Çocuk mu? Hayır, tabi ki anne. Tabi ki baba. Çocuk ne mi yapıyor? Yardımcı ya da konuk oyuncu statüsünde okula teşrif ediyor. Annenin/babanın yüzünde çocuğunu sınıfa sırasına kadar götüren mahcup ama gururlu tebessüm. Çocuk da ise sorumlulukları alınmış tüy gibi hafif bir birey şaşkınlığı.

Şimdi bu bahsettiğim çocuklar 8 ve üzeri çocuklar.

Bu anne babalara sesleniyorum; çocuklarınızın iş görüşmesine de böyle götürün, ilk iş gününe de, ilk randevusuna da, ilk sevişmesine de…

Tamam mı? Mutlaka…

Ne yapıyorsunuz siz ya?

Nedir yani amacınız?

Neyden kaçıyorsunuz, neye sığınıyorsunuz?

Hangi ihtiyacınızı bu şekilde karşılıyorsunuz?

Bırakın birey olsunlar, bırakın o çantayı taşıyamamayı ama sürüklemeyi öğrensinler. En fazla çanta kirlenir siz de yıkarsınız.

Bırakın sınıfın yolunu kendisi bulsun, derse geç kalmasına sebebiyet verecek düşüncelerle savaşsın.

Bırak okul öncesi yolda gördüğü arkadaşlarıyla sohbet edip yürüsün.

Bırak ayağı kaysın su birikintisine düşsün.

Bırak azıcık şu çocuğu, kendi kendine kalmayı öğrensin.

Bırak problem çözsün.

Kendisinin, senin bir uzantın olmadığını bilsin.

Şimdi dön ve düşün bu sabah çocuğunu okula nasıl bıraktın…

Eğer yukarıdaki tanım sana uyuyorsa yarından tez yok;

Önce çek çekli çanta ile başla, çantasını kendisi taşısın,

Geç kalacağım derdini bırak çünkü onu sınıfa kadar götürünce daha çok zamanını alıyor,

Yolda sohbet et, sorumluluklarını hatırlat,

Okula gelince de güvenliğe kadar götür ve yanaklarından öp, gözlerinin içine bakıp SENİ ÇOK SEVİYORUM de…

İnan bana bağcığını bağlamandan, çantasını taşımandan çok daha değerli onun için…

Özge Özay Sökmen