Serpil ErolYazarlar

İki çocuklu hayatta patron kim?

00cb6683-e8ca-472f-a1b3-d4a2c30621a4

Her yeni gelen yılla birlikte iki çocuklu hayat başkalaşıyor.

Daha mı zorlaşıyor, daha mı kolaylaşıyor bunu söylemek zor, ama farklılaşıyor. Büyüdükçe sorunlar değişiyor. Yani büyüklerin de dediği gibi, kaç yaşına gelirlerse gelsinler dertleri bitmiyor. Ve tabii ki verdikleri mutlulukların da sonu yok.

Mesela artık bizim evde bebek kalmadı, bitti. İki çocukla beraber yaşıyoruz. Büyüdüler ve çok komik ama kendi arkadaş çevreleri falan oluştu. Bizden bağımsız yaşadıkları farklı bir zaman dilimleri var. Akşam okuldan gelince bana okuldaki arkadaşlarıyla yaptıkları sohbetleri ,oynadıkları oyunları anlatıyorlar. Hatta ilkokula başlayan kızımın anlattığı hikayelerde aşk meşk entrika izlerine de rastlamak mümkün. Görünen o ki heyecan giderek tırmanacak, en baba dizileri aratmayacak. Ama dramatik kısımlar bize tosladığında ne olacak bilmiyorum. Kızımın veya oğlumun başka bir insan evladı için döktüğü göz yaşında yaşayacağım çaresizliği, hiçbir şey yapamamayı, adaletsizliğe isyanımı, takınacağım tavrı hiç bilemiyorum. Aslında çift taraflı olabileceğini de şimdi fark ediyorum. Onların da başka insanlara verebilecekleri hasarları da çoğu zaman bilemeyeceğim. Her anne gibi sadece kendi evladımı düşüneceğim.

Annem de hala beni düşünüyor mudur?

38 yaşındayım ve adımın da Serpil olduğu kadar eminim aslında, düşünüyordur.

Zaman zaman beni çocuk sandığından da eminim zaten.

Yine de bir insanın yavrusu olmak ve ne kadar yaşlansan da hiç büyümemek çok eşsiz bir duygu.

Hep en kıymetli olmak, vazgeçilememek, sonsuz sevilmek…

Aslında ileriye yönelik en merak ettiğim durumlardan biri de bu. Bir gün büyüdüklerinde bunu kabul edip durmayı bilmemiz gerekecek. Bunun farkına varamadan onu düşündüğümüzü sanıp, onun adına karar vermeye çalıştığımızda muhtemelen büyük çatışmalara gireceğiz ve sonsuz olduğunu düşündüğümüz sevgimiz onları zehirlemeye başlayacak.

Çok büyük ihtimalle durmayı bilemeyen, vesveseli, pimpirikli, sevgisiyle kazık kadar çocuğunu boğmaya devam eden ve çocuk muamelesi yapan o annelerden biri olacağım. Kendimi biliyorum nihayetinde, bu da önemli bir şey. En güzeli benim onların büyüdüğünü değil, onların beni böyle kabul etmesi gerektiğini şimdiden dikte edeyim de sonra bozuşmayalım.

‘’Bana karışma anne’’ falan derlerse olmaz.

Nihayetinde 9’ar ay onları karnımda, 5’er yıl kucağımda, ömür boyu da beynimde ve kalbimde taşımış olacağım ve muhtemelen onları üzen ve laf söylemeye kalkan herkesi ekarte etmiş, onların mutluluğu için savaşmış, gelecekleri için de bir sürü para dökmüş olacağım (aslında bir de babaları var ve olacağız demeliyim ama konu benimle ilgili).

‘’Beni rahat bırak anne’’ diyerek kurtulabileceklerini sanıyorlarsa çok yanılıyorlar

Bence siz de çocuklarınıza şimdiden patronun kim olduğunu işlemeye başlayın.

Bir de yavaş büyümeleri için dua edin. Evimizden bir kere çıktıklarında geri döndürmeye çalışmak nafile olacak.

Bu da benden size yeni yılın ilk tavsiyesi olsun.

Çok mutlu yıllar…

Serpil Erol