Ayhan Yalçınkaya

Görüyorum Soracağın günü Dizimin üstünde, Kucağımda…

Kilometrelerce uzağa giden o haberle başlamış,

Çanakkale harbinde

Siperde dört kişi kalmış

Dedenin dedesi,

Adı Mehmet miş…

Çatışma başlamış ve bitmemiş;

Sonra üç kişi kalmışlar,

Sonra?..

Sonrası yok hikayenin.

Kendisi gelmemiş eve,

Bu hikayesi gelmiş doğup büyüdüğü küçücük köye…

*

Sonrasını soruyorsun biliyorum,

Dedeni,

Halanı,

Onların zekiliğinde seni görüyorum,

Sevgi dolu, mutlu kalplerini görüyorum sende.

Daha tam konuşmamana rağmen hoş sohbetlerini sende görüyorum.

Hem seni, hem de onları seviyorum gülüşünde.

*

Gördüğüm yüzleri soracaksın,

Gülümseyeni, huzurlusu, merak edeni, kendini bileni, hayalleri olanı,

Huzursuzu, üzgünü, bağımlısı, kızgını, koyvermişi…

Onları, başkalarının yüzü diye, başkaları sanma!

Aslında

Hepsi benim, hepsi sensin.

*

Gördüğüm okyanusları soruyorsun biliyorum;

Nasıl koktuklarını, renklerini

Bana gösterdikleri yüzlerini…

Sende görüyorum büyüklüklerini, güzelliklerini.

“Tabiatın Ruhları” demiş eskiler,

İdrak etme fırsatı bulduğum o şeye.

Gördüğüm kıtalar, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bitkiler, tohumlar…

Onlardaki ben, şimdi ise sen.