baba olmak

Ayhan YalçınkayaYazarlar

Bir günde 2 yaşdan 20 yaşına sıçrasa fena!

IMG_8366

20'lerine gelmiş belki Turquinho! Karşımda duruyor, görüyorum yüzü düşmüş. Yorgun sanıyorum ilk. Ama öyle değil! Olmamış bir şeyler. Olduramamış... Kızmış da... Çünkü üzgün. Büyümüş, böyle dertli dertli karşımda durursa ne yaparım?.. * Belki ilk anda "İçimdeki Annem" çıkar ortaya; Sevginin en ağır biçimiyle; hep endişelenerek seven... Önce "anlat" diyen, Ben anlatırken bir avukat gibi, bir doktor gibi hiçbir detayı kaçırmamak için pür dikkat dinleyip Resmin bütününü kafasında oluşturup hemen çözüm düşünen, hep bulan annem. O korku-endişe sayesinde onca kısıtlı imkana rağmen once şeyi çözen Babam uzaklardayken bizi daima aynı çatı altında tutan annem... * Bir de "İçimdeki Ben" var tabi....

Ayhan YalçınkayaYazarlar

Babalar da özler…

IMG_2381

2-3 Yaş /6 Geçenlerde çalıştığım restorana bir aile geldi,Dede, babaanne, anne, baba ve iki çocuk. Oturdular, birlikte yemeklerini yediler, konuştular, gülüştüler vs. Buralı değiller, belli ki fırsat bulup birlikte tatile gelmişler. Çocuklar 5-7 yaşlarında... Yemek bitince oyalandılar falan derken öylece oturmaktan canları sıkıldı. Dolaşmak istiyorlar. Babanne ve anne, çocukları alıp gezmeye gitti. Dede ve baba başbaşa kaldı, Bu ne değişimdir! İkisinin de bakışları, ses tonları değişti. Onları izliyorum ve düşünüyorum; "sanki zamansız bir frekansa geçtiler". Baba ve oğul oldular. Ömür boyu oldukları gibi. 40 yıl önce, 20 yıl önce, 5 yıl önce ya da dün oldukları gibi. 40'ların ortasındaki baba...

Söyleşi

3 baba bir araya geldiler…

2018-02-28-PHOTO-00000580

Hep anneler mi yazar sandınız? Onlar sosyal medyada sevilen, takip edilen 3 baba; @babalardaanlar, @babalar_kizlari ve @bilgilibaba... Moi Çocuk'a yeni projeleri @bababa'yı anlattılar. Moi Çocuk: Anne olmak çok zor anneler üzerinde çok baskı var peki ya babalar sizin de üzerinizde baskı veya toplum sesi var mı? @babalar_kizlari: Yok. @bilgilibaba: Bence erkekler üzerinde de toplumsal baskı çok net var. Para kazanmak zorunda olmak, evi geçindirebilmek mecburiyeti erkeklerin omuzlarına yüklenmiş bir yük bence. Cinsiyet rolleri gereği erkeğin duygusal olmaması hatta ağlayamaması bile bir baskının sonucu. @babalardaanlar: Doğru, kesinlikle var. Her toplumu “kendine özgü” yapan tercihleri ve alışkanlıkları var. Başınızı önünüze eğip bunlarla...

Serpil ErolYazarlar

Hoş gel 2018…

2017-12-11-PHOTO-00000076

Yeni bir yılın gelişi daha yurtta ve dünyada çılgın eğlencelerle kutlanırken biz de hazırlıklara şimdiden başladık. Şaka yav şaka... Hayatımın ilk 30 yılındaki ben yılbaşını nerede nasıl kimlerle geçirebileceğini hesaplarken, son 7 yılındaki benin yılbaşına dair yaptığı en büyük çılgınlık kasım ayında yılbaşı ağacını kurmak oluyor. Düşünsenize kasım ayında ağacı çıkartıp süslüyoruz, çok komik, kasım diyorum. Aralık sonuna kadar ağacın üzerinde süs namına bir şey kalmıyor, çıplak bir çam ağacı müsveddesiyle yeni yıla giriyoruz. Çünkü iki çocuklu yaşam bunu gerektirir dostum. Sonrasında da ağacın süslerini koltuk altlarından, çocukların oyuncaklarının içlerinden, dolap diplerinden çıkartıp kullanılabilecek halde olanları toplayıp, önümüzdeki yıl yine...

Ayhan YalçınkayaYazarlar

Çocuk mu bozuyor, yoksa hatırlatıyor mu? Kadın erkek ilişkisine dair bir hikaye…

family-silhouette_318-49966

Biz erkeklerin garip bir tavrı var, Baba olduktan sonra ortaya çıkan... Evlendikten sonra eşimin bir kuzeniyle tanıştım. Kuzeni ve onun eşi. "Adam" ve "Kadın" olsun adları. Lisede tanışmışlar. Birlikte okumuşlar. Lise bitmiş, Farklı bölümlerde ama aynı üniversitede başlamışlar. Birkaç ay sonra bir şey oluyor Ve bizim kuzenin yani Kadın'ın annesi babasından ayrılıyor. Kadın duygusal, çok ağır bir döneme giriyor. Üniversiteyi terk ediyor vs. Ama Adam'la ilişkisi devam ediyor. Anne-babanın boşanmasından 7 ay sonra Adam ile Kadın evleniyorlar. * Mutlular. Bir kaç yıl böyle geçiyor. Sonra, -Adamın bana dediği- Aralarında devam eden ve hallolamayan bir tartışma giderek büyüyor. İki tarafı da...

Yaprak KaramanYazarlar

Aranıza hoş geldim moi çocuk…

yaprak foto

Sen de yazsana… Moi Çocuk’ta yaz işte. Gözlerimde uçuşan kalpleri, elimin titreyişini, midemdeki kelebekleri gördü mü bilemiyorum bunları söylerken. Bana en büyük hayalimi gerçekleştirebilmek için bir imkân sağladığını farkında mıydı, bilemiyorum. Tek bildiğim yazmak için daha da hevesli olduğumdu artık. Tam da hayallerden vazgeçmemeli, geç kalınsa bile bir şekilde başlanmalı bir yerden diye sohbet ederken geldi bu teklif. Çocukken en sevdiğim şey okuldan eve gelip günlüğüme o gün olanları yazmaktı. Anlatır, anlatır günler geçince de tekrar okur büyük bir keyif alırdım bundan. Defterlerimin arasında hep küçük notlar olurdu benim; aklıma gelen hikâyeleri ya da o anki duygusal durumumu anlatan birkaç...

Özge Özay SökmenSöyleşi

O bir anne… O bir fenomen… O bir “hihieved”… Sorularımızı cevaplandırdı, Emiyor mu?

Moi Çocuk: Hande merhaba, ‘hihieved’ nasıl ortaya çıktı? Hande Birsay: Kerem birkaç aylıktı. Doğum iznim henüz bitmemiş, ne yapacağımı bilemez halde salondaki koltuğa yığılmış oturuyordum. Bir anda karşımda dikilen neon renkli plastik çitleri gördüm. Ben bu çitlerden asla almayacaktım. Çocuğum keşfederek büyüyecekti. Ayrıca alsam bile odasında dururdu; salon ortak alandı. Bir evde çocuk var diye evin her köşesi çocuk tarafından işgal edilmiş olamazdı, özel alanlarımız vardı. O kokulu mumlar her akşam yanmaya devam edecekti. Sonra üstüme baktım; kusmuk lekeli, yakası bağrı kaymış bir tişört. Anne olmak, bakımsız olmak demek değildi, olmamalıydı. Annemle çok yakın da oturmayacaktım. Üst katında oturuyoruz ve...

Deniz KaradenizSöyleşi

İşte bebek ve çocuk beslenmesinde ki tek kanal; 2 Anne 1 Mutfak…

ko

Moi Çocuk: Seda ve Defne merhaba! Çok eğlencelisiniz! Videolarınızı izlerken çok eğleniyoruz. O kadar ki sizi izleyenler sanki sizi tanıyormuş gibi hissediyorlar, nereden geliyor bu samimi ve içten hal? Seda: Nereden gelir ki samimiyet... Tamamen içimizden geldiğince, kendi samimi sıkıntı ve dertlerimizden hareket ettiğimizden herhalde. Bir de kendimize biçtiğimiz rolün de bir payı var. Bir disiplinin okullu uzmanıysa, ister istemez mesleğinizin akademik altyapısı ön plana çıkıyor tüm söylemlerinizde. Oysa biz kendimize bilim ile anneler arasında bir köprü olma rolü biçtik. O yüzden de kendimiz gibi olabildiğimiz; kendi namımıza ve takip eden anneler namına soru sorup cevap aradığımız, o anlamda amatör...

Söyleşi

Kırmızı Bisikletim

Untitled-8

Şehrin kötü enerjisi, hayatın hızı ve tek düzeliğinin, birbirine benzeyen günlerin yıllara dönüşmekten başka bir ilerleme göstermediğini, böylece sorunların şikâyetten öteye gidemediğini fark eden Mehmet Yapar; 70’lı yıllardan beri pedal çeviren kırmızı bir bisikletle karşılaştı. Moi Çocuk: Merhaba Mehmet Bey sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kırmızı bisiklet ile İstanbul’u keşfetmeden önce neler yapardınız? Mehmet Yapar: Yaş 36 yolun yarısı diyorlar ama yolun uzunluğu tam nedir bilmediğim için yarısında mıyım, ortasında mıyım yoksa daha yolun başında mıyım bilemiyorum. 5 Şubat 1981’de Ankara’da sabaha karşı doğmuşum.  Doğduğumda ailede bir birey daha varmış abla diyorlarmış ona zamanla öğrendim. Başlamışım hayat sınavına. İlk-orta-lise eğitimi mi Ankara’da, 2 yıllık...

Ayhan Yalçınkaya

Bir Işık Geçti Hayatımızdan

İsim koymayı bilemedim hislerime. Hem eşim hem ben. Bilemedik ikimiz de. Hiç beklenmedik bir haberle, Yeni uyanmış gibi, Yarı burada yarı değil gibi geziyorduk. Pozitifmiş, iki çizgi! Birkaç gündür ağır mide bulantısı vs. Sonunda test kullanmış. Bana Whatsapp’dan bu fotoğrafı gönderdi. Test sonucu!... Turquinho’da bu kadar ağır bir başlangıç olmamıştı. Düşünmeye başladık yeni haberle hipnotize olmuş kafalarla. Ne yapacağız diye. İkimiz de biliyorduk böyle bir durumda İstanbul’da her şeyin nasıl işleyeceğini. Adım adım nereye gidileceği, Neyin nereden alınacağı, Bütün ihtiyaçları, Aşağı yukarı fiyatlarına kadar biliyorduk. Fakat burada her şey başka! Diye düşünüp, konuşup atlıyorduk konudan konuya… Konuştuk, konuştuk, konuştuk… Bir...