iki çocuklu hayat

Serpil ErolYazarlar

…Çünkü iki çocuk annesi olmak bunu gerektirirmiş…

"Bahar geliyor ne güzel, yönetmen sandalyelerinden alalım da sahilde piknik yapalım Bedri" dedim. "Süper olur" dedi. Erdem de Beril de çimlerde oynar, yemeklerini yer, güzel güzel oyalanır dedik. Süper keyifli huzurlu film sahnelerini, fotoğraf karelerini dördümüze uyarladık kafamızda. Sonra Bedri koştur koştur gitti yönetmen sandalyelerini aldı. Yok mavi olsun, yok yeşil olsun, Beril'e de miniği olsun, Erdem'e olmasın yerde sürünsün derken aldı sandalyeleri attı bagaja. Bugün de ben pimi çektim "hava çok güzel, haydi akşam sahile inelim pikniğee" Sabah yürüyüşten sonra pastaneden minik sandviç ekmekleri aldım. Hepsini değişik değişik hazırladım. Tostlarımızı yaptım, meyvelerimizi yıkadım, kek kurabiye hazırladım, hepsini tek tek...

Özge Özay SökmenYazarlar

Huzurlu annelik hangisi; yetersizlik hissi mi, kabullenmek mi?

81b2ee56-a067-4971-b66e-3ca1512a89ec

Bilmiyorum daha önce söyledim mi, ben 2 kız çocuğu annesiyim. İki çocuğu olanlar bilirler bu sözü; “tek çocuk hiç çocuk, iki çocuk çok çocuk”. Aynen bu özetimiz. Şimdi şöyle ki; kıskançlıklar, kavgalar, tartışmalar, yorgunluklar hepsi bir yana ama yetememe duygusu tek başına başka bir tarafa.  Bu bahsettiklerimin hepsi geçiyor ama iki çocuğa aynı derecede anne oldum mu duygusu geçmiyor… Bu bir hap bilgidir. Tabi aynı şey baba için de geçerli… Anneleri olarak bununla nasıl baş edeceğim konusu ise tam bir muamma.  Biliyorsunuz kış mevsimi hastalık mevsimi. Bir de 2018 influenza ile başladı. Beta ile devam ediyor. Bütün bu hastalık süreci...

Serpil ErolYazarlar

“Tek çocuk hiç çocuk tatlım!”

2abd0e3c-47d4-4eac-b127-1162894741d6

Eskiden, yani tek çocukla dahi başa çıkmakta zorlanırken, iki çocuklu annelerin anlattığı şeylerden nefret ederdim. Muhakkak ki cümlelerinin içinde ''Tek çocuk hiç çocuk tatlım.'' sözü geçerdi. Dışımdan çok konuşmaya cesaret edemesem de içimden şu şekilde hayli okkalı laflar doldururdum:  ''Nasıl hiç çocuk ukala dümbeleği! Yorgunluktan ölmek üzereyim. Bu, iki çocuk gücünde bir çocuk, hiçbir şeye vaktim kalmıyor! Her şeyi sen mi çözdün? Annelik senin tekelinde mi he? '' Uzun monologlarım olur, diş biler, göz olurdum. Çünkü tek çocuk da pazardan aldığımız karpuz değil nihayetinde, zor. Sonra ne ara karar verdiğimizi hatırlayamadığım, doktorumuzun ''Çocuğun olmaz.'' derken nasıl olup da olduğunu anlayamadığım...

Serpil ErolYazarlar

İki çocuklu hayatta patron kim?

00cb6683-e8ca-472f-a1b3-d4a2c30621a4

Her yeni gelen yılla birlikte iki çocuklu hayat başkalaşıyor. Daha mı zorlaşıyor, daha mı kolaylaşıyor bunu söylemek zor, ama farklılaşıyor. Büyüdükçe sorunlar değişiyor. Yani büyüklerin de dediği gibi, kaç yaşına gelirlerse gelsinler dertleri bitmiyor. Ve tabii ki verdikleri mutlulukların da sonu yok. Mesela artık bizim evde bebek kalmadı, bitti. İki çocukla beraber yaşıyoruz. Büyüdüler ve çok komik ama kendi arkadaş çevreleri falan oluştu. Bizden bağımsız yaşadıkları farklı bir zaman dilimleri var. Akşam okuldan gelince bana okuldaki arkadaşlarıyla yaptıkları sohbetleri ,oynadıkları oyunları anlatıyorlar. Hatta ilkokula başlayan kızımın anlattığı hikayelerde aşk meşk entrika izlerine de rastlamak mümkün. Görünen o ki heyecan giderek...

Serpil ErolYazarlar

Hoş gel 2018…

2017-12-11-PHOTO-00000076

Yeni bir yılın gelişi daha yurtta ve dünyada çılgın eğlencelerle kutlanırken biz de hazırlıklara şimdiden başladık. Şaka yav şaka... Hayatımın ilk 30 yılındaki ben yılbaşını nerede nasıl kimlerle geçirebileceğini hesaplarken, son 7 yılındaki benin yılbaşına dair yaptığı en büyük çılgınlık kasım ayında yılbaşı ağacını kurmak oluyor. Düşünsenize kasım ayında ağacı çıkartıp süslüyoruz, çok komik, kasım diyorum. Aralık sonuna kadar ağacın üzerinde süs namına bir şey kalmıyor, çıplak bir çam ağacı müsveddesiyle yeni yıla giriyoruz. Çünkü iki çocuklu yaşam bunu gerektirir dostum. Sonrasında da ağacın süslerini koltuk altlarından, çocukların oyuncaklarının içlerinden, dolap diplerinden çıkartıp kullanılabilecek halde olanları toplayıp, önümüzdeki yıl yine...

Özge Özay SökmenYazarlar

Onlar yarım akıllı yetişkinler değiller. Yarım akıllı sizsiniz!

IMG_9058

Çocukların kendi karakterleri vardır; EVET. Onlar yarım akıllı yetişkinler ya da yetişkinlerin küçük versiyonları değiller. Onlar insan. Her insanda olduğu gibi onlarında da farklılıkları var. Karakterleri ve zevkleri var. Şimdi bunu esas olarak algılayın. Bu sizin çıkış noktanız. Bunu kendinize nasıl hatırlatıyorsanız hatırlatın. Bileğinize ip mi bağlıyorsunuz, boynunuzdaki kolyeye bir not mu takıyorsunuz, ses çıkaran bir nesne mi taşıyorsunuz, ne yapıyorsanız yapın ama bunu unutmayın. Onlar birer insan. Hem de dna, toplum baskısı, yetiştiriliş tarzı ve sosyo kültürel farklılıklara maruz kalan, dünyaya alışma çabası içerisindeki birer insanlar. Şimdi siz, ben bu çocuğa pantolon giydiremiyorum, yemek yediremiyorum sadece arabalarla oynuyor, sadece...